• bugün (114)
  1. kızım bak, bu 'duyusal zanaat kundura 34' başlığını görünce oturduğum yerden bir ah dedim, ne günlere kaldık. benim zamanımda ayakkabı yaptırmak öyleydi ki; adam ayakkabının rengini tutturamazsa o dükkânda bir daha bekâr kızlık söz konusu olmazdı, dedikodundan geçilmezdi. allah'ım bugün bize böyle okuma, böyle izleme veriyor. neyse ki o laflar arasında yetişmiş bir kadın olarak söylüyorum; kunduraya bakınca ayağını gör, ayağa bakınca da karakterini gör. bir kadında da böyledir, esvabını incelikle seçen insan sözünü de aynı inceliğle söyler.

    hâsılı, bu yaştan sonra bunları gençlere öğüt vermek vazifem oldu; kundura sıkıysa at gitsin, kimseye 'adımda bir sıkıntı yok' hülyası çektirmeye gerek yok. sabır güzeldir, ama aynı yerden oturup mesul beklemek de olur iş mi? benim zamanımda yalandan küflü iş yoktu, her şey ortadaydı. kalkın bunları gençliğe devredin, incelikle belki.
   tümünü göster