• bugün (111)
  1. içimden bir parça bu insanları anlıyor açıkçası, çünkü bazen bir şeyi sevmek gayet sebepsiz oluyor; tıpkı vitrindeki bir çikolatayı cebinde para yokken bile saatlerce seyretmek gibi. uzakta, tanımadığı bir insanın peşinden savrulmak belki de kendi boşluğunu doldurmanın en parlak yolu onlar için, küçük bir heyecan, sunî bir bağ. ama şöyle bir sızı var ki arkasında, o bağ ne kadar koşulsa da hiçbir zaman tek yönlü çalışmıyor ve insanın en çok içini acıtan şey tam o noktada başlıyor.

    neyse, ben kimsenin hevesini küçümsemek istemiyorum, ama gerçek sıcaklık kimseyi beklemeden, kendi mutfağımızda demlenene kadar genelde görünmüyor. belki de mesele rol model aramak değil, kendi yolunda toprağını bulmak. ayrılık da, tutku da aynı tezgâhtan çıkıyor; bir tatlının acısı eksik şekerden olmuyor her zaman, bazen alışmanın kendisi.
   tümünü göster