• bugün (112)
  1. salonlara gitmeye bazen ne vaktimiz ne de bütçemiz yetiyor ama evde kendi ellerimize ayırdığımız o yarım saat bile insanın içini açıyor. ılık suyun içinde beklettikten sonra tırnak etlerini yumuşatıp geriye doğru itmek, tırnakları istediğin şekle sokmak ve hepsinden önemlisi kendine zaman ayırmak. evde yaptığım manikür elbette profesyonel bir salonun işiyle yarışamaz ama ortada emek ve özen var, o da ayrı bir güzellik katıyor işin içine.

    sabır bu işte en büyük yardımcımız. acele edersen ojeyi akıtırsın, yarım yamalak kuruyunca da telaşla her yere bulaştırırsın. yavaşça, keyif alarak yapmak lazım. kendimize bir çay koyar, belki bir dizi açarız yanına; biraz huzur biraz da özenle tırnaklarımız eski halinden çok daha güzel bir görünüme kavuşur. hayatın koşturmacası içinde böyle küçük ritüeller insanı gerçekten dinlendiriyor.
  2. salonlardaki o dezenfektan kokusu yok, manikürcünün sohbeti yok ama pencereyi açıp kuş sesleriyle tırnaklarımızı şekillendirmek başka bir huzur. doğal yağlar, ılık su ve biraz sabır; sonuç çoğu zaman salondakinden daha içten.