feminenlik bence tamamen bir enerji meselesi, kiyafetle sinirlanacak bir sey degil. deniz kenarinda uzanan bir kadin da koltugunda laptopla calisan bir kadin da son derece feminen olabiliyor. yeter ki o gun gunese ve denize vaktin olsun.
son zamanlarda çok konuşuluyor ve ne yazık ki herkes ağzına geleni söylüyor. feminenlik dediğimiz şey; pembe abiye giymek, uzun saç, yemek yapmak ya da sesini inceltmek değildir arkadaş. bu bir tavır, bir duruş, özünde zarafeti kırmadan güçlü durabilmek. mitolojideki av tanrıçası gibi düşünelim; kendi krallığında söz sahibi, kimseye mecbur değil, yine de istediğinde dokunaklı. bana sorarsan feminen duruş; topuklu ayakkabı ve pudrayla değil, aklını kullanabilmeyle ilgili. dış görünüş elbette güzel ama asıl feminen olan enerji yaymaktır. kimi bir bakışıyla yüreğini titretir, kimi konuşunca saygı uyandırır, asıl güç işte o ince çizgide gizlidir. işte o yüzden klasik kalıplara sığmayana da saygınız olsun, asıl hava feminenin her halinde.
kadınsılık denilen şey aslında bir ruh hali, kimi zaman zarif bir söz, kimi zaman da dumansız bir duruş; ama işin özünde kimseye benzememek var.