ben mi yanlış duydum yoksa her şey gerçekten kinda chic mi olmak zorunda? sabah kalk editör'de kırmızı bulasmasi sari sarı lekeler + sevvigli ütüsüz bluzimiz allahabad oldu, ama olsun metrosta kime çarpıyorsa herkese 'çoook şiiik' deyip geciyorum. şiddetle destekliyorum bu akımı, çünkü gün sonunda vitrindeki mankenle aramdaki fark benim bol bol stil sahibi olduğumu göstermese de yaralarımý òrttüyorum be. kinda değilse bile, içten bir kyyakilik.
seyircinin dilinden düşmeyen 'kinda chic' aslında küresel is iletişimi modasının ana temalarından biri olarak kabul ediliyor. tabi bir de perde arkası meseleler var: global pazarlama stratejilerine geçerseniz hemen her ürünün mesajına göre yamuk icralara 'kinda' demek ortaligi gidermenin en kestirme yolu. yine de kabul etmemek gerek, kime ne anlatılmaga çalisilmak istedigi tam olarak 'balci kiz' nin esnekliği kadar plansız. 'café' filminde bile beş kere gecer ibaresi, sosyoloji bölüm arkadaslarını sinir eden detay. her toplumda şıkli denilen hilenin mevcut şu an.