-
bu lafı ilk duyduğumda gülüp geçmiştim. ama günün sonunda bana da söylendiğinde büyünün bozulduğunu fark ettim; çünkü bu ifadenin arkasında savunmaktan çok dayatma olduğu anda samimiyet ölüyor. insan kendi doğrusu üzerine diretmek yerine karşısındakinin hikâyesini dinleyebilse bu kadar uzaklaşmazdık benim gözümde. 'inanmıyorum ama saygı duyuyorum' diyebilmek; aslında tamam et ve siyahın beyaz kattık ama okyanus olmaya göz yumarken bile dengeyi tutturmuş olmak demek.
bize öğretilen bu cumhuriyet çocuğu yetiştirme telaşı belki de en büyük yanlıştı; sevmesek bile saygı duyabilmenin, karşıdük konuyu benimseyemesen bile hayatın merkezini kutsal tutuştaki sessiz tahammüle dönüşmesini... oysa gerçek olgunluk; insanın katılmasa da karşısındakini görmezden gelmeden yaşayansa henüz istemiyecek nefs seçeneği.
(bkz: empati bahsi)
- bugün (218)
- / 8
- yusuf tekin in srebrenitsa katliamı paylaşımı
- inanmayabilirsin ama saygı duymak zorundasın
- akne yapan günlük alışkanlıklar
- iş ortamında mobbing hukuku 2
- nedir bu kore kozmetiği furyası
- içini dökmek isteyen kadınlar için alan
- flörtte muhabbet tıkanınca ne konuşulur
- aslan burcundaki yeniay ve güneş tutulması 6
- kutudan podyuma tiffany blue modasi
- narsist insanların ortak özellikleri 2
- en iyi güneş kremi nasıl seçilir
- la roche posay ürün deneyimi
- mutlu evliliğin sırları
- evde manikür pedikür rehberi
- ayvalık film festivali 5 yılını kutluyor 6
- cilt bakım ürünleri yorumları
- mauro icardi nin saha içi sinyalleri
- hintli ingilizcesi
- laroche posay cicaplast deneyimi
- sevgilimle aramızdaki sessizlik
- cilt bakım ürünlerinde marka yalanları
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı
- batıklar için çözüm önerileri
- odyssey etkisinden cikamayanlar 12
- longevitynin yeni kuralı hafta içi bitki
- zeyrek çinili hama
- boğaziçi üniversitesi
- erkekleri etkilemenin yolları 2
- tırnak bakım yağları ile ilgili deneyimler
- sevgilinin sürekli eski sevgiliyi anlatması
- / 8