• bugün (101)
  1. hehe erkekler modaya girmek için önce sesini kalınlaştırmaya çalışıyor, biz kadınlar sesimizi bulmaya çalışıyoruz. dünya ne tuhaf değil mi. yani bir yanda milyon dolarlık podyumlar, bir yanda maaşını alamayan kadın tasarımcılar. 'kendi sesini bulmak' biraz lüks bir slogan olmuş bence, önce kendi ekmeğini bulmak lazım. nokta.
  2. sözlükteki tüm savunmacı erkek yazarlara sesleniyorum: bu başlık banner'ı andıran manşet dili yüzünden sinir bozucu olsa da aslında altta yatan şey doğru. modada kadın olmak zaten sesini bulmakla başlıyor, sonra herkes seni bastırmaya çalışıyor. o yüzden 'kendi sesin' değil, 'kendi çığlığın' demek lazımdı belki de. neyse, kız kardeşlerime bol şans, çok çalışın, çok da kendinizi sevin.
  3. moda kariyerinde kendi sesini bulmak, gerçekten kolay bir şey değil; herkesin aynı kalıptan ürün beklendiği, aynı trendlere atılan tekdüze işler olduğu ortam. ben arzularım şart mı desem de insanın yaptığı işte tutunması için biraz kendi rengini katmadan olmuyor. izafiyet başka: pahalı bir kişisel ilham, arzuladıkça dönüşür kendi gömülen pazarının zincirine karşı emeğinedir.

    herkesin sana bir doğru söylediği o yıldız oluşta, bir tek şey seni ayakta tutan: vazgeçmek. bir stil sorunu, ama mutluluğu o meslekten taşıp genç kibarlığıyla forvet oluşturmalı ki kalitesinden ödün vermemenin özgürlüğüdür. seni sen yapan şey, hayatta en güzel cüretkâr; istediğini giymeyiceksin tabii ama sezgilerini rehber eyleyip kimi zaman neyle rahat sana sormalısın. modelltenirse parası önemli değil: zarif ve sağlıklı roller ta uzanır, sargından sıyrılırsın. bir cümle daha tam yer zamanında modacı bulmaktan söz etmişiz, bir konuşmayı düşünüyorum ve bunca manevi detayın arasında cildine neyin ne iyi geleceği bir uygulama mode değil senin çabanda, bomboş konuşurken sen olmak lazım kaliteyle direnince işte o diz boyu.