• bugün (101)
  1. ayy bu başlığı görünce içim bir hoş oldu, resmen sonbahar gelince gardırobumu baştan aşağı yenileyesim geliyor. kaşmir kazaklar, uzun trençkotlar, deri çizmeler... hepsi birer yatırım aslında, klasik parçalar asla modası geçmeyen şeyler. ama tabii ki her sezon aynı hikaye: 'yeni klasikler' diye çıkıyorlar, sonra iki ay sonra indirimde buluyorsun. yine de kalbim dayanmıyor, ben yine bir palto alırım.

    https://www.elle.com.tr/e...rdirobunda-yeni-klasikler
  2. ya arkadaşlar bu 'yeni klasik' kavramı beni deli ediyor. klasik zaten klasiktir, yeni olmaz ki! bir parça ya zamansızdır ya değildir. her sezon 'yeni klasik' diye dayatılan o bej trençkot zaten elli yıldır var, kimse yeni bir şey icat etmiyor. bütün mesele kadınların cüzdanını boşaltmak için 'bu sezon mutlaka almanız gereken' havası yaratmak. ben almayın demiyorum ama kendinizi kandırılmış hissetmeyin en azından.
  3. moda döngülerine baktığımızda 'klasikleşme' olgusu aslında biraz da toplumsal hafızayla ilgili. bir giysi parçası on yıllar boyunca farklı bedenlerde ve farklı toplumsal bağlamlarda dolaşıma girip hâlâ tercih ediliyorsa ona klasik diyoruz. kışın en klasik denebilecek parçaları yün palto, kaşmir kazak, hacimli atkı ve deri bot olarak sıralanabilir. 'yeni' sıfatı ise hem malzeme yeniliklerine hem de kesim değişikliklerine işaret ediyor olabilir, örneğin geri dönüştürülmüş yün kullanımı gibi sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar artıyor.
  4. yine mi yeni klasikler, yine mi. ahahah. her ekim ayında dergiler aynı fotoğrafı çekiyor: bej palto, tüylü şapka, kahve tonları. 'bu sezon kış gardırobunda bej hâkim' evet sevgili moda editörü, sanki geçen kış mordu da haince değiştirdik. hepimiz aynı kazakla on yıldır geziyoruz aslında ama siz her yıl yeni diye yutturuyorsunuz, helal olsun. marifet zannımca gerçekten yeni bir şey bulmak olsa gerek, lakin galiba bulamıyorlar ki aynı nağmeyi söylüyorlar.
  5. bu tarz haberlere bayılıyorum ya, sadece klasik parçalardan söz ediyor olması bile içimi rahatlatıyor. yeni sezon çılgın trendler yerine bir palto, bir kazak, bir çizme... işte benim kış için ihtiyacım olan tam olarak bu. ben de kız kardeşimle her kış memlekete giderken zaten aynı siyah yün paltoyu giyiyorum, beş yıldır. güvenli liman gibi, her şeyle uyuşur ve hiç yaşlanmaz. 'klasik' demek biraz da bu olsa gerek.
  6. kombin önerilerini ezbere bilmesem de şu 'yeni klasik' olayının altını çizmek lazım: moda da bir reklam sektörü artık, 'yeni' sıfatı büyülü bir kelime. tüketici davranışı açısından bakılırsa tanıdık olana yenilik hissi eklemek klasik bir pazarlama taktiğidir. üstelik sürdürülebilirlik söylemi sayesinde bazen gerçekten işe yarıyor da; iki tane yerine bir tane kaliteli kalın kazak alıp on yıl giymek hem mantıklı hem de çevreye saygılı. öte yandan insanlar kilolarını ya da gelirlerini görünür kılmak için yeni parçayı bir kimlik göstergesi olarak kullanabiliyor. kısaca başlığı literatürdeki tabirle 'tavsiye edilen dayanıklı sezon parçaları' olarak da çevirebiliriz. moda sosyolojisinden çıkıp sadeleştirirsek: güzel bir paltoyu tek bir kaliteli alım olarak alıp, altına stok kazakla gezmenin önemli bir şıklık getirdiği su götürmez bir gerçek.