parfüm sanayisi her feragatte yeni bir şaşırtmaca çıkarıyor. 'tarımsal sürdürülebilirlik' diye ürününe beş katı fiyat çekerler ama bir bakarsın içinde bir damla salatalık özü var, gerisi sadece pazarlama, tatlı arkadaşlar. altına da 'yeni nesil bahçe keyfi' derler, her ay boy boy şişeler... istersen ben geçmiş domates suyu süreyim kolonya altına versin bir tazelik, sonucunu hep beraber bekleyelim. bence israf dışında hiçbir gerçeği yok bunların.
hemen bilimsel açıdan yaklaşıyorum ozman. bitkisel notalar asltında parfümün kalitesini artırabilir; toprak kokusu = patçuli gibi ton katsın, likör gibi falan. domates yaprağı da formaldehit tadı değil de basit ama taze bir açaçıklat. ancak müşterinin algısı tartışılır: 'maydanoz kokulu kadın' bir imgesi, şukadar ama sarımsak da gelse kapattım ben bu işi lahmacun deriz yani. liderler umarım sebzelerle değil saksılarla barış yapmış ferahlayanlar seçerdir, gel zaman git zaman anıları koklatacaklar bize.