• bugün (132)
  1. retinol deyince herkesin gozu buyuyor ama isin asli hic de oyle degil. once purging denen o feci sureci atlatiyorsun, yuzun sanki ergenlik gunlerine geri donmus gibi sivilce sivilce. sonra bir bakiyorsun ki cilt bariyerin aglamak uzere, nemlendiriciye sarilmaktan baska caren kalmamis. ben baslarken herkes 'gece kullan, gunes gormesin' dedi ama kimse 'sabahlari spf surmezsen daha kotu olursun' demedi. isin icinden cikamayinca anliyorsun ki bu is sabir ve istikrar isi, trendy olmakla falan olmuyor. yine de pes etmiyorum, herkesin yuzu farkli; kimisi uc ayda pürüzsüz oluyor, kimisi alti ayda hala soyunuyor.

    bana sorarsan retinolun asil olayi kremi surup 'artik cildim isiniyor' diye odada gezinmek degil, duzenli uyku ve su icmek. o yuzden kremi sur, uyu, sabret; yoksa o sadece pahali bir hayal satiyor sana. bir de akneye egilimli ciltlerde hic ama hic acele etme, haftada bir basla, sonra arttir. yoksa altini ciziyorum, ozellikle ilk haftalarda yanaklarin yanar, kirmizi bir yengece donersin. ama pes etme derim, cunku pes edenler hep en guzel donemde kaciyorlar. bakalim ben de uc ay sonra ne anlatacagim, belki bu yaziyi gercekten herkese tavsiye ederim. hadi bakalim, nemlendirici sur elim yoruldu, yuzum bekliyor.