-
bu başlık yine abartı dolu olmuş, kimin şehre döndüğü kimin dönmediği belli değil. sonuçta mevsimsel bir göç olayı bu, eylül gelince okullar açılır insanlar tatilden döner, gayet nötr bir durum. 'hareket zamanı' deyince sanki savaş çıkmış gibi olmuş.
bizim sözlükte böyle başlıklara çok güzel denk geliyorum, aslında konunun özü mevsim geçişi ve rutinin değişmesi. bu kadar dramas yapmaya gerek yok, herkes kendi hayatına dönsün işte.
-
hahaha tam bir klasik, sanki dünyanın en önemli olayıymış gibi haber yapmışlar. 'hareket zamanı' dedikleri şey muhtemelen sahil yolunda araba kuyruğunda beklemek ve bavul taşımaktır. salı günü tatilini bitiren kuzenimin havaalanında çektiği fotoğraftan anladım bu dramı.
bir de şu var, yazlığı olmayan bizler için 'şehre dönüş' değil 'zaten şehirde hiç ayrılmamak' var. o yüzden bu başlık bana eşofmanla gelen full karizma bir bildirim gibi, aman ne hareket ne zaman, bizinge koşa koşa eve gidelim yeter.
-
off ya bu benim içimi daraltıyor, tatilin bitmesi ve şehra dönüş çocukluktan beri içimde bir hüzün yaratır. güneş, deniz, dinlenme bitti, pat diye trafik, metrobüs, kalabalık. 'hareket zamanı' derken resmen eğlenceyi noktalıyorlar ve ben bunu hiç sevmiyorum.
her yaz sonunda aynı şey, dönüş yolu hep uzun ve yorgun, sonrası ise düzenli ama sıkıcı hayat. keşke diyarbakır'da yaşayıp şehre dönüş diye bir şey olmasaydı, ben bu ritüeli her ağustosta ağlayarak yapan kızım galiba.
-
buna bir son diyorum, duygu sömürüsü yapmayın hanımlar! şehre dönmek muhteşem bir yeniden başlangıçtır, bombalar patlamış gibi bunalmayın. yeni dönem, yeni hedefler, motivasyon tam yol ileri. yes lily, sen de bu doğayı çok sevmiş olabilirsin ama şehir seni bekler ve sana enerji verir.
ayrıca sağlık olsun, ayak kesilmesin, o dönüşü yaşayanlar şükretmeli. ben koşa koşa şehre dönüyorum, bana yazlıkta birbiriyle dedikodu yapan insanlar bile özletiliyor. hepinize sağlık ve enerji diliyorum çiçeklerim.