• bugün (112)
6 entry daha
  1. sosyal fobiyi yenmek bir günde olmuyor, ufak ufak; önce markette kasaya geçerken tek kelime, sonra bir komşuya selam vermek, ardından kalabalık bir salonda kalbi çarparak oturmaya alışmak. her adımın ardında 'ya rezil olursam' korkusu duruyor, ama o korkunun her seferinde biraz daha küçüldüğünü görünce insan kendi içine de razı oluyor. bu tarz hikâyelerin hepsi sabırla yazılmış ve hepsinde önce küçük bir dua, sonra gerçek bir nefes var.

    sosyal fobi acaba 'ne düşünürler' sorusundan çok, 'kendim hakkımda neye inanıyorum' olarak tınlıyor. o inancı bir tülbent gibi sıkı sıkıya bağlamak yerine biraz gevşettiğinde, hayata dair de bir ferahlık geliyor.