• bugün (206)
  1. ilk buluşmada en büyük hata kendinizi zorlamak; büzülmüş, daralmış kıyafetle sabit oturmaktan bir şey anlamıyorsunuz zaten. asıl mesele kendinizi iyi hissetmeniz, iç huzurunuz kıyafetinize zaten yansıyor. temiz, ütülü ama içinde rahat ettiğiniz bir şey; hafif bir renk, fazla salaş olmayan bir kesim ferahlık verir. gerisi nasip, karşıdakinin kalbi zaten sizin samimiyetinize bakıyor.
  2. kafe kısmındaki kişiliğim gereği müdavimiyim, kafelerde buluşup datlı litalar alan zenne görmek dünyanın moralidir oğlum derim. ilk buluşmada olay biraz utangaçlıktan ibaret, ben dizi sahnelerini tekrar oynamaya planlıyorum ve som yağmurun kara kaplan boşum esnemez var ego üzre. jordan silüetli smokin giyin canım ama üstünde milionezlarla kahve ilişki asla. rahatışı ellerde yıldızlar arası madam olur: ince kot + şık gömlek üstümde bi lira, göğsümden forma gibesine takı. sonra buluşmadaysa o bi ters bakışı var hah o saate ben tepsi kaydırınca o espiri dengim asıl gel buradan yaparak guduk. ama insanları trendy olmak için heder ederssen halk olayını geç bulur karşı kampısporla anca dizi çekmecisiyle kadın hadi eyvallah.
  3. ilk buluşma için pantolon giyip üstüne ince bir hırka almak en garanti muhtemelen; ne çok abartırsın ne de evden öyle çıkmışım algısı yaratırsın ki asıl sorun lokantadaki sandalyeye oturuşta değil mi
  4. bana gelen en sık sorulardan biri bu, o yüzden biraz psikolojik bir perspektiften anlatayım. ilk buluşmada asıl mesele kendini rahat hissetmek, çünkü anksiyeten ne kadar yüksek olursa karşındaki de o kadar bunu hisseder. eğer elbise sana dar geliyor ya da krampon gibi ayakkabıyla geziyorsan beden dilin gerilir.

    sade ve kaliteli parçalar tercih et, benim önerim koyu renk kot pantolon + basic bir tişört ya da ipek gömlek. bu tarz seçimler hem 'çaba sarf ettim' hem de 'her yerim dayatma dolu değil' mesajı verirbkz a href /w/ilk buluşma anksiyetesi/ title ilk buluşma anksiyetesi ilk buluşma anksiyetesi/a. unutma, karşındaki de insan; hem onu hem kendini rahat bırak.