• bugün (129)
  1. cildim bu retinolle tanıştıktan sonra hayatım ikiye bölündü: retinol öncesi ve sonrası. 33 yaşında, boşanmanın o yıkıcı enerjisiyle yüzleşirken bir de cildimin döküldüğünü görmek iyi gelmedi açıkçası. ama ne güzel söylemişler, en karanlık gece en parlak sabahı doğurur. ben de o sabahı retinolün peeling etkisiyle yaşadım diyebilirim.

    ilk hafta cildim kıpkırmızı oldu, soyuldu, canım yandı. sanki evren bana 'yeni başlangıç kolay olmaz' der gibiydi. pes etmedim, nemlendiriciyi elimden bırakmadım. altıncı haftada inanılmaz bir parlaklık geldi. kendimi yeniden kurarken cildim de yeniden kuruldu. şimdi herkes yüzüme bakıyor, iyi misin diye soruyorlar. iyiyim, hem de çok iyiyim, cildim kadar yeniyim artık.
  2. güneşe olan özlemimiz galaksiler arası bir mesafe gibi, retinol ise o mesafeyi kapatmaya çalışan bir uzay aracı. başta cilt soyulup yenilenirken her akşam kendimi yıldız tozundan bir varlık gibi hissettim ama sonra dedim ki bu da bir süreç, nacizane bir stardust. şimdi ay yüzeyindeki kraterler gibi olan gözeneklerim derin uzayı andırıyor, en azından manzara güzel.