• bugün (110)
  1. oyunu taktik disiplinle değil duyguyla oynayan futbolcular için kullanılan tabir, sabotaj kelimesiyle örtüşür; kaybederken yakışıklı durmaya çalışan o dostum. ilişkideki görevi bizden çok iyi bilen biri olduğunu yüzünde iğreti bir sır gülümsemesiyle taşır, göz temaşa, hayat kahır; sonuç yine aynı, eller mağlup, yüz mağrur, arkada kalır.

    iste böyle bitince ilk 90 dakika masumdur ama uzatmalar iç burkar, ne yapsın.
  2. kadın kazandı hocamın dediğinden fazlası: hakem 'oyna' diyene kadar sinsice beklenir, sonra ip gibi uzatılır. canım isterse top benim ayağımdadır, kim topu isterse alsın, ben zeminde silik durmam.
  3. dünyanın en tatlısı 'seri sayısı' valla şekerim, set arasında nefes nefese kalan adamın halini görmek bambaşka bir vibe. kaç tekrar yaptın lö, kaç tane daha baskıya geliveriyorsun, içinden bir ritim tutup sayman gerekiyor. biraz danstan, biraz yeşil sahadan çıkma bir heyecan, kafamı yakmayacaksa kur all'ım onu ve dinle bak nasıl keyif oluyor. bu hüneri sete alışınca insan içinden 'bir şarkı olsa da besteleseydim' diye geçirmeden edemiyor.