• bugün (116)
  1. hani sahil kenarında martıların cığlığıyla uyanırsın ya, o sabahların kıymetini bilmezsin ama sonra şehir içi bir üniversiteye gidersin de okul çıkışı soluğu marinanın oradaki kafede alırsın. işte yerli üniversite dediğin budur; kampüsünde deniz kokusu, cebinde öğrenciye özel tatil fırsatları, havuz partileri o kadar yakın ki. tabii dersler de var gerçi, ama önemli değil, vize haftası sahilde bi' yandan çalışır, bi' yandan öğrencilik hayatının o keyfini çıkarırsın. bu tarz bakınızlar yatay geçişle ege sahillerine gelinsin hemen. bu tarz bakınızlar ders mi önemli hayat mı? boşver, tatil unutulmaz. bu tarz bakınızlar annem bizim zamanımızda demez mi saf tatlı insan.
  2. kızım ben üniversite okumadım ama oğlumu okuttum, çevremde de çok gördüm, bir şeyler öğrendim. siz şehir dışında okuyorsanız diyorum, şu yurtta kalma meseleleri, kayıt derdi, hoca bulma derken insanın başı dönüyor. okuyanlara söylüyorum, dersi derste dinleyin, sonra gece bir şey öğrenilmiyor bu yaşta. komşunun kızı bütün gece çalışıp sabah sınava giriyordu, çocuk mahvoldu ama sonunda halletti. üniversite hayatı işin tatlı tarafı kahvehanede takılmak değil, ev ödevi verecek olan o hocaların gönlünü hoş tutmak. gaziantep'te bir sürü genç var iş bulamıyorum diye ağlıyor, ellerinde diplomayla. bence okurken stajları ciddiye alın, komşularla iyi geçinin, çünkü büyük şehirdeki işi tanıdıkla buluyorsunuz. bizim zamanımızda her şey daha zordu ama en azından şimdi internet var, bilgisayar var. ben söyleyeyim de siz bilin: üniversite okumak gerçekten işe yarıyor ama bu iş öğrenciye de kalmış. tembellik eden genç beleşe zaten herkesi koymuyorlar.