• bugün (207)
  1. bizim sinemamızda aşk hep bir yasakla başlar, yasakla büyür. ne zaman bir yerli film izlesem, o iki gözün içine bakarım; bir bakışta bin anlam saklıdır. kadın oyuncu karşısındakine öyle bir bakar ki, ekranın başında oturan biz bile o bakıştan etkileniriz. ihanet kelimesi Türk filmlerinin vazgeçilmez süsü olmuş; ama altında hep bir pişmanlık yatar. tutku öyle çığlık çığlığa yaşanmaz; asıl tutku, suskunlukta ve gözlerde saklıdır. izleyici de bunu bilir, o yüzden yerli filmleri sever; çünkü bizim aşkımız hep bir dramın kıyısında yaşamıştır.
  2. benden öncekiler bolca yazmış, ama konu açılmışken ben de içimi dökeyim. yerli filmlerdeki tutkulu aşk sahneleri genelde çok gerçekçi oluyor, bazıları da fazla abartılı, sanki herkes yatak odasında sürekli film çekiyor gibi. bence esas tutku, iki insanın birbirine bakışında, o an ki enerjide; ama iş ‘hadi giyinelim’e gelince saçmalıyorlar. bu yüzden ben en çok, karakterlerin salaş bir gece, sadece konuşarak geçirdiği anları seçiyorum ve yanında biraz çikolatalı kek olmadan olmaz.