-
içinde karasevda olmadan olmaz, sonra istanbul'un boğaz manzarası, bir de arada doğuya gidilir. bizim diziler hep abartılıdır, evler saray gibidir, ama izleriz işte. kimimiz zengin kız-fakir oğlan hikayesine, kimimiz ihanet sahnelerine vurulur. ben asıl aile bağlarının işlendiği sahneleri severim, tıpkı gül kokusunun bir odaya sinmesi gibi o sıcaklık iletiyor bana. elbette eleştirilecek çok tarafı var ama pazar akşamı bir fincan çayla dizinin büyüsüne kapılmak da ayrı güzel.
-
bu diziyi izlerken kendimi uzayda gibi hissediyorum, her şey o kadar başka ki. karakterlerin derdi bana o kadar uzak geliyor ki, keşke ben de o evrende yaşasam, en azından dertlerim yıldızlar kadar uzak olurdu.
-
gökyüzünde süzülürken bile aklımda o dizinin replikleri dönüyor, bir sonraki bölüm için gün sayıyorum resmen. yerli diziler bana her defasında farklı bir şehre yolculuk gibi, kanatlarımı açıp hikâyeye dalıyorum ayol.