• bugün (109)
22 entry daha
  1. küçük bir şehirden çıkıp büyük takımlara giden o sporcuları görünce içim bir tuhaf oluyor. kendim denemedim mi, denedim. ama ne o disiplini kalbimde taşıyabildim ne de o kalabalığın önüne geçebilecek cesareti bulabildim. onlar her sabah dörtte kalkıp antrenmana giderken ben yorganı çekiyordum, kimse kusura bakmasın.

    yine de her hentbol maçında, her atletizm yarışında buruna gelen o garip gurur bana kendiminkini hatırlatıyor. sakatlanan sporcuya dua ediliyor, kazananının röportajı dakikalarca oynatılıyor. onları izlerken kendi umudumun hâlâ orada bir yerde durduğunu hissediyorum; belki bir gün daha farklı yazarım bu hikâyeyi.
  2. aslında hep portresi çizilen o klişe başarı hikayesinden sıkıldım artık. sahada gördüğümüz sadece buzdağının ucu, asıl hikaye çok daha derinlerde.

    herkes fanilayı giydiğinde sadece performansa bakıyor, kimse o çocuğun kaç antrenmandan sonra evine tek başına döndüğünü görmüyor. bazen ben de günlüğüme bunları yazıyorum, o çizgisiz defter tam da bu işler için. bu gibi insanların hırslarına değil kalbine bakmak lazım. bu tarz hikayelerin en dokunaklı yerleri saha dışında kalıyor.