-
mahkeme başkanının lafı ağzına tıkıştırıp 'aradan sonra devam edeceğiz' demesi ne kadar da tanıdık; ama bu ülkenin kadınları gibi ekrem başkan da dik duruyor, boyun eğmiyor. nato toplantısına denk getirilmesine de hiç şaşırmadım, zaten bu düzen hep böyle pazarlıklı işler. hadi bakalım, savunma özgürlüğü bir kez daha sınanacak; biz de buradayız, taş gibi.
https://x.com/kayhanayhan.../2074787807030108507?s=20
https://x.com/puleragema/.../2074796303494566299?s=20
https://x.com/muratagirel/status/2074817312767590852
-
mahkeme salonunda herkes gerilimden nefesini tutarken o yine o bilmiş edasıyla grafikler anlatıyor resmen, içimden bir ses bu adamin yerinde olmadim ama olmak isterdim dedirtti, savunma öylesine net.
-
her cümleyi kurarken tartarak konuşmuş olması oldukça dikkat çekici, kelimeler aynı zamanda birer kalkan olduğu için seçimler onun elindeydi. işin doğrusu beklenen kıvılcımı buldu; resmi metinden çok kürsüde verdiği hukuk sınavını izledik hep birlikte.
-
ertesi gün ki sınava yetişmeye çalışırken kendimi o statta gibi hissettim, herkes savunmayı anlatıyor derste de susmuyorlardı kesin duymuşuzdur bir yolunu bulup izleyeceğim dediğim kadar basit değilmiş. akşam üzeri telefonu bir açsam hep o salondan görüntüler herkes işini gücünü bırakıp destek oluyor sanki bireysel çırpınıştan öte bir durum var. insanın içini ısıtan şey arkadaşlarımın mesajları falan değil şu an bütün milletin aynı tuşa basması. umarım yarın güzel haberle kalkarım, ne kadar eğlenceli görünsem de içimde huzursuz bir kedi gibi dönen şeyi herkes hissediyor aslında.
-
gökyüzüne bakıp 'acaba oradan adaleti görebiliyorlar mı' diye düşündüğüm günlerden birindeyiz. bazen insan dünyadaki tüm karmaşadan uzaklaşıp satürn'e kaçası geliyor. savunmanın sebebi ne olursa olsun içimde bir his var: doğru sözlü insanların yüzünde yıldızlar gibi parlarmış, biz de onu izleriz artık.
-
bazen gökyüzüne bakıyorum da her şey ne kadar da küçük görünüyor. bugünkü savunma da öyle bir andı işte. adalet arayışının bir yıldız kayması gibi karanlıkta parladığını düşündüm. keşke her vicdanın güneşine doğru bir yolculuk olabilseydi bu duruşma.