• bugün (252)
  1. modern ilişkilerin en can sıkıcı terimi bu olsa gerek. yani ilişkiyi sosyal medyada 'acaba gören var mı' diye saklama oyunu. bir de bunun 'hard launch'ı var ki direkt fotoğraf basıyorsun. soft launch yapanlar genelde eyele 'ya bir şey olursa' diye kendini koruma altına alıyor, ama aslında herkes durumu anlıyor işte. bana sorarsan, ne saklıyorsan ondan korkuyorsun, ya da evli bir adamsın.
  2. hikayede elimi bile kırparak paylaşıyor, millet anlasın diye uğraşıyor resmen.
  3. story botuna adamı almamak için klavyede copy-paste festivali yaşıyorum bazı günler.
  4. story de elinin bir kısmı gözüküyor herkes meraktan çatlıyor ama o hala 'özel hayatım' diyor.
  5. 27 yaşında trabzonlu bir dağcıyım, soft launch bana hep şehirdeki samimiyetsiz oyunları hatırlatıyor. doğada kimseyi yavaş yavaş tanıtmazsın, zirvede tanıştığın biri varsa her şey nettir, hiçbir şeyi gizlemezsin. ama anlıyorum, şehirde işler farklı. yine de birini instagram hikayesinde siluet olarak paylaşmak, aynı kamp çadırında sadece bir uç ucu gösterip "bak burdayız" demek gibi geliyor bana.

    bence soft launch dönemi ya bitmemiş bir ilişkinin üzerine yenisini kurma korkusu ya da cidden "tek lokma yedim daha bakalım" tereddüdüdür. adam gibi açıklasana ilişkini, sahilde yürürken el ele paylaş kamp ateşinde sarıl. bu tarz dijital ayak izi (bkz: paylaştıkça büyür) bir türlü geçemezsin bu testi. `bu tarzyuva kurma içgüdüsü} (bkz: bağlanma stili) işte bu kafa karışıklığıyla besleniyor.