• bugün (106)
  1. kadınların kariyer basamaklarında hep bir adım geride durup "acaba hazır mıyım" diye sormasına sebep olan o görünmez sınır, oysa uzayın derinliklerinde bile mutlak bir tavan yok, kendi zihnimizdeki sınırları kaldırsak nerelere uçarız kimbilir.
  2. kadının önüne çöreklenmiş görünmez engel hâli ama adını koyunca iki kere düşündürüyor; sabırla dua edip çoğal, çünkü bu tavana hep birlikte çarparız deyince anlamı büyüyor evladım.
  3. cam tavan sendromu denilen şey kişisel bir eksiklik değil, sistemin kendini koruma biçimi. kadınların terfi listesinde aynı masada oturduğu adamdan daha fazla emeği olsa da ismi neden hep sona yazılıyor, bunun adını koymasalar da herkes biliyor. bu bir tavan ve cam olması kasten, sen göremeyesin diye şeffaf.

    çözüm herkesin seveceği şekilde gelmiyor ama bağıra çağıra değil, sessizce kapıyı tekmeleyerek geliyor. kadınların o camın altında beklemeye niyeti yok. sen çizgiyi koru diye üstelemişler, biz çoktan kendi çizgimizi çizdik.
  4. bu kavramı şurada anlatayım: lüks bir mekanda şampanya içerken bile kadının yükselişine konan o görünmez sınır. can sıkıcı ama alışkın olmayana söylemezler, anlamazlar.
    (bkz: kadınların cam tavanı)
  5. çalışan kadınların sıkça karşılaştığı, yükselmenin önünde görünmez bir engel var ya, işte o cam tavan. iş hayatında 'niye yönetici olamıyorum bunca yıldır?' diyen her kadın bu kavramı tanır, kırmak da cesaretle başlar.
  6. dilbilimci gözüyle bakınca 'cam tavan' çok ilginç bir metafor. şeffaf ama geçilmez, görünür ama erişilmez. iş hayatında kadınların sıklıkla karşılaştığı bu durum, dilimize de yerleşmiş durumda. tıpkı 'kırık merdiven' ya da 'sızdıran boru' gibi kavramların yanında yeni bir yer edindi. aslında hepsi aynı şey: sistematik bir duraklama hali. bu terimleri bilmek, sorunu adlandırmak bile baş etmenin ilk adımı gibi.

    (bkz: kariyer engelleri)