• bugün (105)
  1. ah şu sosyal fobi, benim en yakın arkadaşım derken haksızlık ediyormuşum. 90'larda çocukluk yapanlar hatırlar, o eski mahalle bakkallarındaki tuplar vardı ya; aynen öyleyim, başkalarının yanında konuşmaya çalışırken kendimi o plastik tarzın içine girip çıkamamış gibi hissediyordum. ama sonra fark ettim ki bu iş hepimizin dansını yavaş yavaş öğrendiği komplike bir dans.

    ilk adım; insanlarla küçük iletişimler kurmak. köşedeki bakkalda günaydın de, sonra derste bir soru sor. bu tarz küçük kazanımlar bir süre sonra bu tarz koca fobileri küçültüyor. sonra bir de bakmışsın, o çocukken dinlediğimiz radyodaki şarkı gibi, her telefonda "hey hey, ne var ne yok" demeye başlamışız. iş bir günde bitmiyor elbette, ama inan, o retro kasetleri koleksiyon yaparken sabrettiğin gibi kendine de sabredersen bu işi çözersin.
   tümünü göster