• bugün (110)
  1. ne yalan söyleyeyim haberi okuyunca omuz silktim, haute couture bana her zaman ulaşılmaz ve gereksiz pahalı gelmiştir. yönetmek de ne demek, moda evinin kapısını mı açıp kapatıyorsun? ama işin magazinel tarafını merak etmiyor değilim, kim kime ne giydirmiş bakalım.
  2. yaa işte bu başlık tam benim alanım! haute couture yönetmek sadece zevk değil, aynı zamanda bir diplomasi ve bütçe yönetimi meselesi. bir yanda sanatçı egoları, bir yanda müşteri kaprisleri... kadın zekası olmadan bu iş dönmez kusura bakmayın. ben olsam tek başıma altından kalkardım diye düşünmeden edemiyorum.
  3. hahaha ciddi ciddi 'yönetmek' demişler bir de, sanki şirket yönetiyoruz. kumaş seçiyorsun, model beğeniyorsun, biraz da ünlü kaprisi çekiyorsun; adı yönetim olmuş. neyse en azından konu moda, erkeklerin futbol tartışmasından bin kat daha keyifli.
  4. bence bu başlık çok yerinde olmuş, çünkü haute couture gerçekten de bir yönetim işi: zanaatkârla müşteri arasında denge, takvimle bütçe arasında köprü kuruyorsun. kadınlar olarak bu tür detaylı, emek isteyen işlerde ne kadar iyi olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyor. bravo, takdir ettim.