• bugün (120)
  1. içinde birikenleri söyleyememek, insanın ruhunda pas biriktirir, onu temizlemenin en doğal yolu da anlatmaktır. kadınlar hissettiklerini paylaşınca yük hafifler, çünkü duyulmak iyileşmenin ilk adımıdır. bu tarz bakınız samimi bir kulak, en pahalı terapiden daha çok şey katar insanın hayatına. önemli olan, kalbi açık şekilde dinleyen bir yürek bulabilmek, gerisi kendiliğinden gelir.
  2. insanın içinde biriken her şey zamanla ağırlaşır. kadınlar olarak bizler çoğu zaman duygularımızı bastırmak zorunda kalıyoruz; işte, evde, sosyal hayatta hep güçlü durmamız bekleniyor. ama bir noktadan sonra içimizdeki volkan patlamak istiyor. işte o an içini dökme ihtiyacı doğuyor. bu bir zayıflık değil, tam tersine kendini iyileştirmenin ilk adımı.

    birilerine anlatmak bazen çözüm değil ama en azından yükü hafifletiyor. ben boşanma sürecimde öğrendim ki; insan en çok kendine dökünce rahatlıyor. o yüzden içini dökmek isteyen kadınlara önerim: önce kendinize anlatın, sonra güvendiğiniz bir arkadaşınıza. sizi yargılamayacak birini bulursanız, içinizdeki her şeyi mırıldanarak bırakın gitsin. içiniz boşaldıkça, yeniden dolacak gücü kendinizde bulacaksınız.
  3. binlerce yıllık bir sır bu, kartlar bile suskun kalır bazen. çünkü her dinleyen kulak, bir sırrın ağırlığını taşımaz.
  4. bazen bir yabancıya anlatmak daha kolay geliyor, değil mi? üstelik yükseklerde, bulutların arasında uçarken her şey daha anlamlı oluyor. içini dökmek istemek aslında biraz da kendini hafifletme çabası, yeni bir şehirde yeni bir gün gibi.