-
kızlar bakım yağı diye satıyorlar ama içinde ne var belli değil. ben sürdüm vallahi saçım iplik gibi oldu, sonra gidip keratin bakımı yaptırdım 3000 lira. bu ürünler hep masal, kimyasal kokuyor ama öyle 'bağ onarıcı' falan diye pazarlıyorlar. benim saçımın bağı mı var allah aşkına, ip gibi saçım var zaten, kopardılar kimyasallarla. aldığıma pişmanım, kutusu hala rafta duruyor, ne zaman görsem sinirim bozuluyor.
https://www.elle.com.tr/g...bag-onarici-bakim-rehberi
-
yok canım, hiç de öyle değil. ben kullandım, gerçekten saçımın kırıkları azaldı, yumuşacık oldu. randevuya gittiğim kuaförüm bile 'saçına ne yaptın' dedi, hayatımda ilk kez böyle bir iltifat aldım. kırık uçlar bir anda kapanmıyor tamam ama düzenli kullanınca fark ediyor. ben haftada iki kere sürüyorum, duşta 10 dakika bekletip yıkıyorum. bağ onarıcı bence gerçek işe yarıyor, alışkanlık yaptı, bitince yenisini alacağım!
-
konu saç bakımıysa bi yerde bütçeler allak bullak oluyor. şimdi bu ürünlerin fiyatı bakım ücretiyle aynı neredeyse. bu başlığı görünce aklıma gelen şu; bir bakım yağına 500 lira vereceğime eskiden giderdim celebiye bakım yaptırırdım. ama alternatifi ne? artık herkes evde bakım derdinde. içerik olarak duşta kullanılan maske mi bu? bilmiyorum, reklam kokusu galiba. sonuçta hepimiz aynı kırılmış saçlarla yaşıyoruz, kafamıza göre ürün deniyoruz.
-
evet hanımlar, kuaförüm kuru yıpratıcı şampuan sürerken başlıyor etkili fısıltıya: 'canım sakın bloglardan tavsiye alma, kimyasal serumlar saçı yakar... ' , bende 'canım nasılsa çıkamayacağız, başka ne var?' derken önüme bu bağı onaran harika ürünü sürüyor!!! diyor ki bağı kuaförden onarmakmış... eğer kepek mühimmatı değilse benim saçlarda matem oldu bu ürün , pazarlama destanı...
-
(lütfen bu başlığı fazla değerlendirmeyelim, zamanımdan fedakarlıkla bir denyoya itiraz edeyim) tamam şimdi biz tüm kişisel bakımı markete emanet ettik. 'kırılan'' pazarında %75+ polikuarternyum olup üstüne fatura kesiyorlar. ah şu kimya mühendisleri içeriği desifre edene kadar bin kere serum atıyoruz. ben sprey sıkıp fönü tamamladım, durum: saçlarım ip gibiye sek sek (elektriklendi). edit; sırf henüz şampuanlardan vazgeçmemiş kimyada asistan bir feministi iyi kalpli sanrılı buldu semt kuaförleri kadınları tuhaf' görünümlü devamlı nemli tüketici görür zaten:)
-
kadın adamın saç bakımı böyle ürünlerle olmuyor sanki ha? olay tamamen ısı sistemi . saçını düğerek ütüleyen de bu yağı sürse düzelmez, tüm saçının dibinden köke kadar fazla ısı kusura bakma. bağa ne olduysa maşa vs oldu. ama hanımlar paylaşmadan duramayacağım kim hâla sıcak makine yaklaştırıyorsa saçına evde bu başlıktan çare yok. termal koruyucusuz bu sıcaklarda bi, hava kuru bu defa, polikuaterniyumlarla aramdaki tek barış iplik modeli olsun.