• bugün (107)
  1. kanal d'ydi sanıyorum, ne zaman açsak aynı yerli film ekranda. reklamlarda bile nerede kaldığımızı hatırlıyor, ma theefrizka patates kızartması eşliğinde yüzüncü kez seyrediyoruz. bugünkü gençler bunu anlamıyor, bir platformda 'izlemeye devam et' diye şeker kutusu gibi ekran; ama tuhaf bir aidiyetti o tekrarlar.

    (bkz: bunlar birer zaman kapsülü eski türk filmleri)

    şimdi dönüp bakıyorum: kötü dublajlar, çamurlu sokaklar, o meşhur ağır çekim sahneler… yine de izleniyor, çünkü diline öyle bir yerleşmiş ki artık skeç gibi tüm diyalogları ezberledik. kitap okur gibi filmi takip etmek bana bu sırrı öğretti.
  2. bunu hep kainatın kendini tekrar eden düzeniyle ilişkilendiririm. aynı filmi tekrar tekrar izlemek, sanki gökyüzünde aynı yıldızın seni her gece selamlaması gibi bir şey. çocukken her seferinde yeni detaylar bulurdum, tıpkı bir bulutsu fotoğrafına tekrar bakınca yeni katmanlar keşfetmek gibi. aslında beynimiz de böyle çalışır, tanıdık olanı sever ve onda güven bulur.