• bugün (205)
  1. sahada gözleri başka bir dünyayı kovalayan adamlardan o. kolunu kaldırdığında başka bir kanadın kapısı aralanıyor; göz süzüşü bile belki bir oyun kuruyor. maçlar mevsim gibi geçiyor, onun sinyalleri de avını bekleyen bir tanrıça gibi adeta. sahadasını anlamak istiyorsanız sabır ve dikkat gerekiyor.
  2. maç izlerken insan ister istemez tanıdık birini arar gözüyle, bu arda ikardi'nin saha içi halleri bir anda dikkatimi çekiyor. gol sonrası o eli kulağa götürme hareketi değil mi, o biraz " ben buradayım, bakar mısınız " demek gibi geliyor bana. bazen gol atmadan önce attığı o bakış, herkes bir şeylere koştururken onun yerini bilerek beklemesi; işte o bir adım önceden vermiş olduğu sinyal gibi. (bkz: saha içi lider olmak) takım arkadaşlarıyla yaptığı o göz temasları, herkeste salt stratejik bir anlam taşıyor; bazı mesajlar tek bakışla hallediliyor hatta. dün gece maçtayan yan toplara bastığı sırada kolunu kaldırışında bile bir niyet vardı: top ona gelsin, o böyle çözer işi. bazen görüyorum da yaptığı her şey sahada büyük şov; ama gol oldu mu hepsi unutuluyor, zaten her şeyi sonuca hizmet için yapıyor.
  3. sahada kulaklık takmıyor belki ama her bakışı bir setup, her parmak hareketi bir drop gibi; kalecinin elinden topu alan tek dj o resmen. gece kulübünde bile bu kadar sıkı frekans yakalayacağını sanmam.
  4. maçın en çok konuşulan anlarından biri de icardi'nin gol sonrası yaptığı el hareketleri. kimine göre eşine mesaj, kimine göre takım arkadaşına şaka. herkes kendine göre bir anlam yüklüyor ama işin özü şu: o sahadayken herkesin gözü üzerinde. futbolu biraz da bu tiyatro için seviyoruz sanırım.