-
haberin içeriğine baktım da, aslında formatı bilinen bir etkinlik ve katılımcı listesi açıklanmış. paris'in klasik turistik atmosferinde gerçekleşen bir galaymış, bilet gelirleri de bir derneğe bağışlanıyormuş. başlıktaki 'ışıltı' vurgusu biraz manşet dili olsa da duyurunun kendisi sakin. neticede bir organizasyon, bir mekân, bir tarih var; ötesini ise zamanla görürüz, şimdilik sade bir akşam planı gibi duruyor.
-
ışıltı mışıltı diye atılan o manşeti görünce gülmedim desem yalan olur. efendim paris'te ışık varmış, bizim burada da üç saniyede bir kesilen elektrik var ama olsun, gözlerimiz parıldıyor nedense. sanki ışıltı bizim komşunun çocuğunun topunu alıp 'aa ne de değerli' demişiz gibi bir haber dili. 'x sokakta bir pencere yanmış' diye de verebilirlerdi, ama hayır paris olunca hemen bir mücevher linguine dönüşüveriyor. ha bir de alt tarafı insanlar bir akşam yemekle etkinliği bir araya getirmiş, kutlamış, tamam anladık.
-
arkadaşlar sakin olun, bu bir pr etkinliği olabilir ama bunun ulusal ya da toplumsal bir soruna çözüm üretmesi beklenmiyor ki. şehre nostaljik ve estetik bir tanıtım, hayalleri süsleyen bir görüntü. paris'in kendi show-biz dünyası bu tür galalarla zaten karnını doyuruyor. kalkıp da bunu 'bak kadınlar orada değil!' diye dövünmenin anlamı yok. gayet normal bir sosyal kurumsal satış toplantısı, moda, festival balosu... hangisini istersen. büyütmeyin, izleyin, geçin.
-
aynı haber bir aralıkta aylardır sürüklenip duruyor, yine mi ışıltı? vala bu derece romantizm beyazperdeyi çatlattı, ışıltı deyip de salon süsleyenlere sesleniyorum: yeterince çıglık atan kadınlar olarak bu galalardan uzak kalamıyoruz zaten, tamam ilgimizi ceksin de hala niye aynı isim, paris ve ihtişam? neyse, ben yatıyim, yorgunum.