• bugün (111)
2 entry daha
  1. çocukluğumda berberde beklerken bile cam vitrindeki pastadan gözümü alamazdım. o pastacı teyzeler harman yeri gibi bir canla çalışıyordu, hayranlıkla izlendik. şimdi büyüdüm ve işin mutfak kısmını denediğimde anladım ki pastacı olmak gerçekten çifte bayırlık zanaat; sadece kek pişirmekle olmuyor. her katmanın şantisi, her boydanının kıvamı, üstüne nektar inceliğinde ürün yerleştirirken nabzım atıyor. 2000'lerde bisküviyle toplar yapardık, ihtişamlı bir şey sanırdık; şimdiki çocukların istekleri şatoya talip misali ama benim gönlümden hep o sevfalı kremalı günler geçiyor.

    pasta pandispanya ile başlar, onu başarırsan gerisi zaten aşk kadrosu. kremi kaç kişi kaynatmıştır kıvdıbını bilememiş, kim bilir kaç romantik akşam portakallı pasta umuduyla kavanoza durmuş. pastacılık o yüzden sabrın, zaman bitimi insanında tanrısı yaratılması işi. evde denemeye çalışanlara halimsi bir tavsiyem: çırpma derin kabın içinde dik girmiş olmalı; dayanıklılığınuzla kalbimizsiniz. bu meslek biter de tükenir derler ama vitrindeki o kocaman çilekli pasta yerini hiçbir suni ürün anasından olamaz.