• bugün (231)
  1. wet n wild ile megasl Anastasia Beverly Hills taklidi yapmak, ekonomik krizdeki tek zaferimiz.
  2. makyaja başlayan herkesin bildiği o acı gerçek: iyi ürünler hep pahalı. kızlar bu işin sırrı aslında çok basit, eczane markalarına ve çin malı fırçalara bi şans verin. wet n wild'ın highlight'ı mesela, güneşi aratmaz. bir de nyx'in o incecik eyeliner'ı var ya, günlük makyaj için fena değil.
  3. marka takıntısı yüzünden cebi delik deşik olanların çözümü aslında çok basit: uygun fiyatlı ürünler. mesela local markaların farları, rujları o kadar pigmentli ki gözünüzü boyar resmen. bir de şu var, pahalı diye iyi olacak diye bir kural yok; bazen en sevdiğim fondöten 30 liraydı.

    tabii doğru ürünü bulmak için biraz deneme yanılma şart. ama sonuçta yüzümüzü kazımıyoruz, biraz sabırla hem cüzdan dostu hem de güzel sonuçlar almak mümkün. (bkz: hesaplı ürün takibi) (bkz: golden rose sevdası) (bkz: rimel arayan kızlar)
  4. sonbahar akşamlarının hüznüyle yüzleşirken cüzdanı da korumak gerekiyor, o yüzden ucuz diye bildiğimiz bazı mat rujlar aslında ten rengiyle kavga ediyor. doğru tonu bulunca bir fırça darbesi bile kalbi ısıtıyor.
  5. her şeyin bir enerjisi var, bütçe dostu ürünler de yüksek titreşimli olabilir. ucuz diye kalitesiz değil; bazı markalar var mesela fiyatıyla şaşırtıyor, cildine iyi bakarsan o ürün de sana iyi bakar. önemli olan niyet, temiz bir fondötenle bile ışıldarsın.