-
kirası her yıl artar, ama musluk damlası asla tamir olmaz. kiracı haklıdır ev sahibi haklıdır derken aslında kimsenin haklı olmadığı bir kısır döngü. bir yanda acı kahve tadında sözleşmeler, diğer yanda bitter çikolata gibi ağzınızda kalan hukuk mücadeleleri. bu kavganın sonunda kazanan her zaman avukatlar oluyor, o da ayrı hüzün.
-
ev sahibi ile kiracı kavgası, iki tarafın da haklı olduğu ama kimsenin kazanamadığı o tatlı acı çikolata gibi; herkes kendi dilimini ister koca pastadan. bir bakıyorsun zam haberi, bir bakıyorsun 'ben bu evi satıyorum' — işin özü, iletişim kurulmazsa kavga şart.
-
9 yıl boyunca oturduğum bir daire vardı, ev sahibim her altı ayda bir muhakkak zamma gelirdi. en son 'kiranı biraz daha artıralım' deyince ben de dedim ki 'artırıyoruz ama evde klima doğru düzgün çalışmıyor, kombi de sürekli arıza veriyor.' tabii işin sonu geldi, kavga ederek değil ama bir güzel saydım. Bu konuda insanlar ikiye ayrılıyor: ev sahipleri mülkümü çürütüyorsun diyor, kiracılar zamdan başka yüzünü görmüyorsun diyor.
bence esas sorun kimse dürüst pazarlık yapmıyor, orada. ben evden çıkarken 'kirayı düşünürüz' dediler, adam apartman boyatmaya kalktı. Ne hissediyorsun diye sorarsanız, iki tarafta da eh işte, mutsuz. Kiracıyım ben, ev sahibinin masrafını da düşünürüm, ama sürekli dikte edeni de kabullenemiyorum. net konuş, zam yapacağım de, sınırını bil. mahkemelik olana kadar bekletme. her şeyin başı dürüst söz, gerisi cereyanda döner.
-
herkes burada ev sahiplerinden şikayet ediyor ama düşünsene bir gün kiracının borcundan ötürü gökyüzü kızıla dönse... işte ben kira zammını, iki taraf bu dünyada yaşadığını unutunca çıkan çatışmadan anlarım.
-
ev sahibi kiracı kavgasının sonu genelde zam oranı tartışmasına dönüyor, iki taraf da haklı, sistem her ikisini de yoruyor. ortada bir kira sözleşmesi ve bolca sabır var, gerisi malum.