• bugün (135)
  1. evlilikte mutsuzluk çoğu zaman büyük kavgalarla değil, küçük sessizliklerle başlıyor. eskiden gülen gözlerin yerini solmuş bakışlar, sabah kahvesinin tadını bile almadan geçen hissiz günler alıyor. birbirinize katlanmak ile birbirinizi sevmek arasındaki farkı anladığınızda iş işten geçmiş oluyor; oysa aşk hak ediyor ki kök salıp büyüsün, kurumasın. ama cesaret edip konuşanlar da var elbet, sonradan düzeleceğine inananlar. romantizm için mücadele etmeyi bırakmamak lazım. (bkz: mutsuz evlilikler)

    (bkz: pembe gözlükler düşünce)
  2. bazen evlilikteki mutsuzluk öyle sessiz gelmez, masadaki yemeklerin içine doğru gizlice karışır. hazırladığınız tatlıya gösterilen tepkiler değişir, çünkü mesele tatlının dili değildir aslında. birbirimizi sadece evin içinde tamamlanan görevler gibi sıraladığımızı fark ettiğimizde anlaşılıyor. gecenin bir yarısı uyandığında yanında sadece horlayan bir beden varsa, bir şeylerin şekeri tükenmiştir ama hala tadını çıkarmak için belki bir kaşık ümide ihtiyaç vardır.