• bugün (142)
  1. ilk buluşma, kıyafetin ötesinde bir meseledir. doğru seçim hem özgüveni artırır hem de karşı tarafa boş boş bakma fırsatı tanır. herkes ne giyeceğini sorar da kimse konuşmanın ne kadar önemli olduğundan bahsetmez. kıyafetin temiz ve ütülü olması şart, ama asıl mesele rahat hissetmek. giydiğini sürekli düzeltirsen bir yanlışlık var demektir.

    aslında kıyafet, kişinin hikayesini anlatmaz, sadece ilk cümlesi olur. o yüzden ne giydiğimle çok yargı yapmadan, kendimi iyi hissettiğim şeyi seçerim. tabii o yeni ayakkabılarla yürümek ne kadar normal bir insan gibi bakarsan artık. sonuçta kıyafet olayı iki kişilik bir oyun, diğer taraf da kendi kostümüyle geliyor zaten.
  2. ilk buluşmada iddialı olmayı seviyorum ama bu 'göğsümü gere gere herkes bana baksın' iddiası değil; daha çok 'ben buyum, beğenmiyorsan kapıya kadar verdiğim güzel telefonunu silersin' tavrı. oyunculardan bilirim, nasıl strateji kuruyorsan hayatta da aynı. bir yandan da erkeklerin 'iddialı kadın' kavramından ne anladıklarına işetiyorum; çoğu sanıyor ki makyajlı ve konuşkan olacağım, oysa ben en fazla teknoloji konusunda gözlerinin içine baka baka bilgi veririm. ama şu var ki ilk buluşmada abartmamak lazım, yoksa iki rakıdan sonra herkes üniversitede asistan olmuş gibi anlatıyor. ben ilk buluşmada sakin seyrederim, stratejisini öğrenirim, sonra gelecekte kendi karakter kartımın güçlülere geçmesini sağlarım. iddialıysanız önce gözlem yapın, kimseye hayatın her şeyini ilk gece anlatmayın.