• bugün (108)
  1. bir insanın kendine yaptığı en büyük kötülüklerden biri de toksik bir ilişkide kalmaya devam etmesidir. önce kendini tanıyacaksın, sonra kırmızı bayrakları görmezden gelmeyi bırakacaksın. her şeyden önce sevgi dediğin şey saygıyla başlar, manipülasyon ve suçluluk duygusuyla değil. uzaklaştıkça hafiflediğini fark edeceksin, işte o an anlarsın ne kadar gereksiz bir yük taşıdığını.
  2. önce mesaj engeli sonra psikolog randevusu derken bir de bakmışsın çatala çıkma anksiyeten bitmiş ama hala aynı adamı özlüyorsun işte bu iş zor.
  3. toksik ilişki dediğimiz şey aslında içten içe bilirsin ama gitmek bir türlü cesaret ister. o kişi hayatının bir parçası olur, alışkanlık yapar. gidersin, sonra yalnızlık korkusuyla geri dönersin. ama bir kere karar verdiğin an, o kapıdan çıktığın an hafiflersin. zamanla kendini toparlarsın. unutma seni küçük düşüren hiçbir ilişki senin için iyi değil. o yüzden cesaretini topla ve çık git.
  4. lafı uzatmaya gerek yok, önce telefonunu sil, sonra kalbini; ikisi de çözümün yarısı.
  5. canım o numarayı silmekle başlıyor her şey, sonra da o kişinin kıyafetlerini bir poşete koyup kapıya bırakıyorsun.

    (bkz: kendine değer vermek)
  6. yillarımı verdim böyle bir ilişkiye, sonunda anladım ki kaçmak da bir tür öz sevgidir, bu yüzden de gençlere söylenecek
  7. toksik ilişkiden kurtulmak tamamen bir adım atmakla başlıyor, ve sonrasında kendin için yaşamaya karar vermekle. o 'ama bazı şeyler de güzel' bahanesi var ya hani, ona sarılmayı bırak: güzel olanın içinde sen hep yorgun muydun, bunu bir sor ve cevabı samimi ver.

    ben bir kere o kapıyı kapattım ve kendime dönmeyi seçtim; en güzeli de o süreçte kimden destek istediğimi bilmek oldu. bir günde değil ama net bir kararla, kendini düşündüğün için hiç suçluluk duymayacaksın. o kişiden uzaklaşmak, sana duyduğu saygıyı da yeniden kazanman ile beraber gelecek.