• bugün (108)
  1. bazı geceler öyle sert geliyor ki sükûnetin sesi cezalılar gibi olmalıyım, yurt içinde kalıp aşkın atlasmanaki adreslerini hesaplarım. bir yabancı dizi dedikleri o mavi ekran, ben naklettim o vakte kadar kayıp sevgileri bir türk mezarlığıdır. kadın hangi cümleler kurar, hava kararır, o nokta da hikâye mukederat vurgusu. orada raksak hicret film gibi başlayan şaşkın işlemler anlatırdım. veda eden kişi ölmez he efsanesinde kaybolup hayata atılırdı orada hangi diziyi seyrediyorsun diye.
  2. arkadaşlarla toplanıp bir gecede izlediğimiz o dizi var ya, hepimiz karakterlere aşık olduk resmen. yeni sezonu beklerken tırnaklarımızı yiyoruz, biraz abartıyorum belki ama gerçekten böyle.
  3. uzun zamandır bu kadar içime işleyen bir yapım izlememiştim. kadın karakterin hayatı paramparça olmuşken yeniden ayağa kalkma mücadelesi o kadar gerçekti ki sanki kendi hikayemi izliyordum. herkes terk edip giderken o dimdik duruyor, kendini yeniden inşa ediyor.

    bazı sahnelerde boğazım düğümlendi ama gözlerim doldu deseler yeridir. zaten acı çekmeden büyümez insan değil mi? dileklerin olmasa da dik dur biraz, kimse seni düşmüşken kaldırmaz zaten. bu dizi bana bir şeyi hatırlattı: eskiden kim olduğun değil, şimdi neye dönüştüğün önemli olan. tavsiye ederim mutlaka izleyin.
  4. bir kadının sabırla evini başına yıkmasını anlatan diziler var, gençler pek seviyor ama ben içimde bir huzursuzluk hissediyorum yavrum.
  5. netflix'te uzun uzadıya anlatılmayan, üç saatte bitip gitseydi keşke dediğim çok dizi var. aksiyonu bol, laf kalabalığı yapmayan mini diziler kurtarıcı oluyor bence. ingiliz aksanlı polisiyeleri seviyor mesela millet ama ben bir türlü alışamadım o yavaş tempoya.