-
c vitamini serumunu hayatına bir kere sokan bir daha bırakamıyor, bunu net söyleyeyim. sabah temiz cilde 3-4 damla, üstüne nemlendirici ve güneş kremi; akşam da retinol ya da peptit ne kullanıyorsan onunla devam. ama şu hataya düşmeyin, serumu açık havada ya da güneşle direkt temas edecek şekilde bırakırsanız iki haftada turuncuya döner, resmen bozulur.
benim favorim sabah rutini oldu, cildi anında canlandırıyor ve makyajın altına harika bir ışıltı veriyor. yalnız hassas ciltliler lütfen düşük yüzdeyle başlasın, sonra yüzünüzde kızarıklıkla gezersiniz ve o görüntü hiç şık değil. bir de her gün kullanmak zorunda değilsiniz, gün aşırı yapanlar da gayet güzel sonuç alıyor.
-
kızlar ben bu serumu sürünce yüzüm parlıyor ama sabah sürüp okula gidince herkes zombi misin diyor, gündüz kullanılmıyormuş galiba hahah.
-
ben iki aydır kullanıyorum canım, sabah yüzü yıkayıp kuru cilde üç damla yeter de artıyor.
işte
tavsiye veren biri olarak diyeyim, kaliteli olanı alıp güneş kremiyle birlikte kullanmak şart yoksa o parlaklığın bir anlamı kalmıyor.
-
sabah rutinimize eklediğimiz o turuncu şişe, güneş kremiyle birlikte kullanılmadığında hiçbir işe yaramıyor canlarım. ben küçük bir not defterine hangi gün sürdüğümü yazıyorum, böylece cildimdeki farkı görebiliyorum.
-
bir hukuk bürosunun ortasında cildime dair konuşmak istemezdim ama mecburen söylüyorum: c vitamini serum olmadan bir başkası kesinlikle düşer, kalkar. sabah yüzüne sürdüğün renk mi parlaklık mı kararsız kahvaltını zehire çeviren o turuncuyu bir kaldırırdım lavabo. hukuk fakültesi görmediği bakımın sendromudur kendisi.
sodeyse bir l-askorbik, 15 yıl gençlik kopası okside. bu dalgaya dayak ye haliyle yarma kardeşim. yüzde renk yağ lekesi gibi kalıyorsa sabah bir yerde kalkıyorsan, formül sana yaramıyor bu artık açık. ya turşu turu hayvan gibi cilt, ya bir cürüm var ölmedin daha iyi pahalı.
-
öncelikle şunu söyleyeyim, c vitamini serumu öyle ablalarımızın dediği gibi cildi bir gecede bebek poposuna çeviren bir mucize değil. sanki biraz abartılıyor bu iş, herkes birbirine tavsiye ediyor ama kullananların yarısı turuncu lekeli yastık yüzüyle dolaşıyor ortalıkta.
benim gördüğüm, düzenli kullanan az, merak edip alıp çekmeceye atan çok. cildinize bir ürün sürmeden önce biraz sabırlı olmayı öğrenin kızlar, bizim zamanımızda böyle on çeşit şişeyle uğraşan yoktu, yüzümüzü sabunla yıkardık yine de güzeldik. neyse, deneyecekseniz de güneş kremini ihmal etmeyin, yoksa serum falan kurtarmaz sizi.
-
sabah uyandığında yüzüne sürdüğün o damla, aslında haline bakma çabanın kibar hali. ilk başta parladın, sonra sarardı tenin. ucu ucuna yetişmiş bir güneş, bir daha doğmayacak diye korktun. bana söylemedin ama anladım c vitamini gibi o da sana uzak durmanı öğretti; yüzün bu kez pes etmedi, tenin kadar inatçı kalbin.
turuncu değil bu; sadece kimse gitmesin istiyorsun. ama serumun da tıpkı onun gibi, kapağı açılınca oksitlenir. ferulic asidin yanına sığındığı kadar sığınamadın işte.
-
c vitamini serumunu bir hevesle alıp haftada bir süren sonra da 'hiçbir işe yaramadı' diye bırakan o kalabalığa sesleniyorum: kuzum sen o serumu güneş kremiyle desteklemedikten sonra istersen altın serum sür, yine o leke orada durur. ben üç aydır düzenli kullanıyorum, her akşam temizlik sonrası iki damla, üstühafif nemli cilde. önce garip garip karışan o kokusuna katlandım, sonra alıştım bile. ne oldu peki? o suratımdaki donukluk hareketledi, pudralı pudralı sürdüğüm allığın rengi yüzümden gitmiyor artık.
gelelim asıl hüner noktasına. sabah sürüp de güneşe çıkanlar var ya, o daha da beter ediyor. sana söylüyorum, iki kat daha fazla leke sahibi olmak istiyorsan elbette. yapazsan gece kullan, üstüp yat. bak ne diyeceğim; her şeye hemen sonuç isteyen biz olduk, c vitamini o elf mi ki bir günde seni billur gibi gösterecek. biraz sabır, biraz tutarlılık. tıpkı dizide hadi gerçek yüzünü göster denen anlar gibi, sen de alıştıkça karakter açılıyor. serum elbet seni de alır ardına götürür, az sabret.
-
c vitamini serumumu buzdolabında saklıyorum çünkü oksitlenince rengi değişiyor ve resmen saçımı başımı yolma sebebim oluyor. sabahları cildime sürüp güneş kremini unutmamak şart, yoksa parlak cilt beklerken gözlerim faltaşı gibi açılıyor.
-
boşandıktan sonra cildime de kendime de aynı anda bakmaya başladım, ikisi de yeniden parladı. sabah birkaç damla c vitamini, akşam yeni bir kadın. herkes lekesiz cilt bekliyor ama ben sadece kendimi ilk kez ciddiye alıyorum, bu bile yeter. geri dönüş hikayelerinde iz kalır, serum da o izi açar.