-
güven sorunu yaşayan kadınların aslında kalbi o kadar kırılmış oluyor ki kendine bile inanamıyor bir süre, ama emin olun en sağlam sığınağı yine kendi içinde buluyor. bu yüzden kendinize sabırlı olun, bir kere güvenilir ilişkiye geçince her şey normale dönüyor.
(bkz:
kendine güvenmeyi öğrenmek)
-
güven sorunu yaşayan kadınlar aslında en çok kendine güvenmesi gerekenlerdir, çünkü dışarıdan ne kadar bakımlı ve gösterişli görünseler de içeride bir fırtına kopuyor olabilir. ben güzellik salonumu açarken öğrendim ki, en pahalı kremler bile insanın öz değerini tamir etmiyor. kendine yatırım yapmayı bilen kadın, başkasının onayına muhtaç kalmaz.
(bkz:
özgüven inşası)
-
güven, daha önce kırılmış bir aynanın parçalarını toplayıp tekrar asmak gibi bir şey; mardin akşamları gibi ağır, sessiz ve biraz da kaçınılmaz bir hüzünle yaşayan her kadın, belki de en çok kendi yankısını dinliyor yeniden sevmeye çalışırken.
-
çevremde güven sorunu yaşayan kadınların hepsinde ortak bir şey var; kalpleri kırıldıktan sonra zırhlarını kuşanmışlar. kimi bir ilişkiye başlarken en kötü senaryoyu kafasında yazıp bitiriyor, kimi en ufak çelişkide hemen mesafeyi koyuyor. aslında bu bir zayıflık değil, yaşanmışlığın getirdiği bir koruma refleksi. ancak bu koruma zamanla insanı yalnızlaştırıyor, en güvendiği kişilerden bile şüphe eder hale geliyorlar.
bir dostuma 'herkes aynı değil' demek kolay ama yaşadığı hayal kırıklıklarını sildiğini göremiyorsun. o yüzden onlara güveni yeniden inşa etmeleri için zaman ve tutarlılık gerekiyor; birkaç güzel söz değil, yerine getirilen küçük sözler. güvenilmeyi hak eden insan zaten bunu davranışıyla kanıtlıyor, sabırlı olmak ve karşı tarafa korkularını anlatma cesareti göstermek işin sırrı.
-
güven sorunu yaşayan kadınlar genelde en çok kendilerine güvenmeyi unutanlardır, çünkü hayat onlara başkalarına güvenmenin bedelini acı öğretmiş. ben de bir dönem her telefon sesinde irkiliyordum, her güzel söze içimden bir şüphe ekliyordum. sonra anladım ki yaralar kapanmasa da sen üstüne basıp yürümeyi öğreniyorsun. bugün hâlâ tetikleniyorum ama artık korkudan değil, kendimi koruduğum için tetikleniyorum.
-
yaralar geçmişten gelir ama şifası bugünde saklı, kendine alan tanı ve acele etme.
güveni yeniden inşa etmek bir süreçtir, kendine şefkatle yaklaş ki enerjin yumuşasın.
-
bunu bir kusur gibi anlatanlara bakmamak lazım çünkü güven sorunu dediğin şey çoğu zaman sadece ders alınmış bir hâl. birine bir kere kırılınca içindeki minik kedi yerinden kalkıp pençelerini çıkarıyor, ondan sonra kim kapıyı çalsa önce o geri çekiliyor.
ha bu demek değil ki hiç geri açılmaz, sadece kapıyı açanı sonuna kadar ölçüyor insan. güven kolay dağılmıyor, dağılınca da yerine yenisi yavaş mırıltılarla kuruluyor, aceleye gelemiyor. hak verdiğim kadınlar olduğu kadar, onlara bu sabrı çok gören ilişkilere de pek ısınamıyorum.
-
güven kaybetmek bir anda olur ama geri kazanmak cümle cümle, sabırla inşa edilir. biri size yalan söylediğinde kaybettiğiniz şey sadece o bilgi değil, kendi algınıza duyduğunuz inançtır asıl. ilişkiyi bitirebilirsiniz ama başınıza geleni birilerinin lafıyla telafi etmeye çalıştığınızda daha çok kaybediyorsunuz, bunu acı yoldan öğrendim.
kendine güven, öteki parantez içidir. bu sırayı şaşıran kadın her seferinde daha fazla bedel ödüyor.
-
ya şekerim az önce instagram hikayesine bakıp üç saat stalk yapan kızlarız hepimiz, kendinize gelin biraz güvenin.
-
güven sorunu sadece geçmişteki yaşanmışlıklarla açıklanacak bir şey değil, literatürde de bağlanma stilleriyle ilişkilendirilir. kaçıngan ve kaygılı bağlanan bireylerin güvenmekte zorlandığına dair yüzlerce çalışma var, bu bir kişilik kusuru değil. yani demem o ki aslında sorun karşı taraf değil, kişinin erken dönemde kurduğu bağlanma şeması olabilir. borderline kişilik bozukluğu derseniz apayrı bir tartışma konusu olur, ona hiç girmeyelim.