• bugün (213)
  1. herkesin bir beklentisi var, ne yapsan bir şey buluyorlar. işte güçlü ol, evde şefkatli, dışarıda bakımlı. bazen sadece uyuyup dünyadan kaçmak istiyorum, yıldızlara bakıp 'ben burada değilim' diye düşünüyorum.
    (bkz: modern kadının yükü)
  2. her gün bir yerden sınanıyoruz ama dayanışma olunca yük hafifliyor. birbirimize destek olmalıyız, başka çaremiz yok.
  3. evde iş güç, dışarıda kariyer derken tıpkı o dizilerdeki gibi her şeyi yetiştirmeye çalışıyoruz. bazen keşke hayat da 20 bölümlük sezon gibi olsa diye düşünmüyor değilim.
  4. sabah kalktığında saçının bir tarafının kabarık bir tarafının yapışık olmasıyla başlıyor bu serüven. sonra o ayakkabılar var, iğreti duran ama bir o kadar da şık olan, akşama kadar ayaklarını feda ettiğin. yaşamak böyle bir şey işte, güzel görünmek için bazen acı çekiyorsun. (bkz: kadın halleri)
  5. hele şu sonbaharda insan biraz derinleşiyor, sokakta yürürken düşünüyorum da; kadın olmak bir sanat yapıtı gibi, hem kırılgan hem güçlü. bütün o beklentiler, her gün mutlu olma, herkese enerji, bazen insan kendine yetemiyor ama kendine dönmek çare şairi kişiliğiyle. bir bakıyorsun evren hayata başka bir gözle bakıyorsun.

    geçen gün balkonda çay içerken fark ettim, ben güçlüyüm çünkü ben kadınım. eril düzenin o naif tavırlarına bakıp duruyorum, adalar görünüyor bazen ama bir şeye ait olmakdan daha şerefli bir şey yok: kendime ait olmak. içtenlik, biraz da hüzün, urban bir ritim … Hayatın tüm yorgunluğu içinde bir kadın olmak, bir başkadır ki.
  6. kadın olmak kraliçe olmak gibi, ama kraliçelikte bile taç ağırdır derler ya, işte o. her gün görünmez bir yarışta hem koşuyoruz hem de gülümsemek zorundayız, bazen bir filtre gibi her şeyi tozpembe göstermek zorunda hissediyoruz. ama şunu bilin: o zorlukların üstesinden gelebilecek iki X kromozomu bizde var, gerisi sadece makyaj malzemesi.
  7. annesine, sevgilisine, iş yerine, üstüne üstlük kendi aynasına karşı tetikte olmak, ömrünü küçük gülümsemelerle törpüleyerek geçirmek yoruyor. bazen biten bir ilişkiye dem, bazen sizin hak etmediğiniz nefes kesen bir sandviç kavgası, aslında hepsi aynı.
  8. modern kadın olmak dediğin şey bir yandan kariyer yap, bir yandan evi çekip çevir, bir yandan da hep gülümse, hep bakımlı ol, hep fit kal. toplumun dayattığı bu rollere bir de kendi isteklerini ekleyince ortaya çıkan yükü anlatmakla bitiremeyiz. iş yerinde 'hırçın' olmadan otorite kurmaya çalış, evde 'baskın' görünmeden sözünü dinlet, sosyal hayatta 'hafif' diye yaftalanmadan eğlen.
    neyse ki her şeye rağmen birbirimize destek olmayı öğrendik, 'nasılsın' dediğimizde gerçekten dinliyoruz bazen, küçük jestlerin bile ne kadar büyük anlamlar taşıdığını biliyoruz. daha yolumuz uzun elbette ama en azından artık neden bahsettiğimizi biliyoruz. zor ama pes yok, sonuçta biz güçlüyüz, hem de fazlasıyla.