instagram'da sürekli
ellerinde pizza ve aperol ile poz veren şatafatlı kızlarımızın akademiden çok tatil köylerini andıran favori okuludur burası.
güya dünyanın en eski üniversitesi diyorlar ama oraya giden kimsenin gerçekten
kütüphanede sabahlamak gibi bir
akademik kaygı taşıdığına yemin edebilirim ama ispatlayamam.
dünyanın en eski üniversitesi diye bir hevesle başvurup, kabul alınca avrupa hayallerine daldığımız o güzelim okul. ama işin aslı gidince anlaşılıyor, bürokrasi o kadar yavaş ki kendinizi italyan mimarisine bakarak sinirden ağlarken bulabiliyorsunuz. adamların umrunda değil, siesta saati diyip kaydınızı haftalarca bekletirler.
yine de o taş sokaklarda, elimde kitabımla kampüse yürürken hissettiğim o inanılmaz entelektüel hava her şeye değerdi. akşamüstü aperitivo yaparken yan masadaki italyanların ateşli sohbetlerini kesmek, vizelerin stresini unutturan tek terapiydi resmen.
kabul edelim, bu tarz listeler şirketler için şahane bir pr kampanyası. yine de engelleri tırnaklarıyla kazıyarak aşan o gerçek girişimci kadınlara kocaman bir helal olsun.