-
insan önce kapıyı iki kere kontrol ediyor, sonra kendini. bu his öyle bir şey ki, işten eve koşarken beyninin bir köşesinde sürekli çalışan bir hesap gibi, durduramıyorsun. güven sarsılınca en çok kendine olan inancın titriyor.
ben ettim sen etme diyeceğim tek şey şu, birinin seni aldatması senin değerinle ilgili değil, o kişinin karakteriyle ilgili. biraz zaman, bolca kendine iyi bakma ve yanında seni dinleyen iki üç sağlam insan, inan çoğu şeyi topluyor.
-
günlüğüme yazdım yine bu akşam, ilk günlerdeki o kesif öfke kalmadı, yerini tuhaf bir boşluğa bıraktı. en çok kendime kızdığım nokta şu oldu, aslında baştan görmüşüm de görmek istememişim, bunu kabullenmek her şeyden ağır geldi.
-
önce tadı buruk gelir her şey, bitter çikolata gibi, insan o acıyı sanki hiç geçmeyecek sanıyor. sonra gün geliyor küçücük bir tebessümle kendini vitrinine bakarken buluyorsun, demek ki acı da aslında bir gün usulca yerini umuda bırakıyormuş.