-
festivalden devrim çıkar mı, ona takılmıyorum, gezip dedikodu etmeye geliyorum. beş yıl olmuş, ne mutlu ki hala buradayız, kadın organizasyonunda olmuş olması artısı. biz kadınlar bir araya gelince mıh gibi şeyler yapıyoruz, hem fikirsel hem sanatsal olarak kaliteli oluyor. ayvalık zaten başlı başına masal, festival de cabası. film izlerken fıstık ezerken bide güzel şaraplar, sonra arkadaşlarla yorumlar yaparız. artık hangi filmin ne olduğu de ÖNEMLi değil, birlik olalım yeter. Ayvalık meydanında kadın dostluğu yaşayacak bence var.
-
ironi burası; kadınların düzenlediği bu festival, hala ana damardaki festivallerin jürisinde tek kadın yok diye ağlıyor ama kendi içinde bir elite tekel yarattı. tamam, kadın emeği güzel, seyirlik de, ama her yıl aynı isimleri jüri görünce, aynı filmlere odaklanınca, cesaretten çok kolaya kaçıyormuş hissi veriyor. belki de kadınlar olarak hataya düşüyoruz, birbirimizi tutuyoruz, iyice kapalı bir kulüp oluyoruz. neyse ki festival hala ayakta, izleyici de geliyor. ben ufak ufak bakıyorum da, bu yıl da içime cıss diyenler oldu, ama yazmasak mı bilemedim. eleştirilecek çok yer var da, ayvalık'ta deniz kenarında Ebru demir misin, prenses mi dinleyeceğiz, aptallık etmeyeyim.
-
mis gibi bir festival daha, ama yine aynı mekanlarda tekrar eden bir döngü. kadınlar yapar tabii, beş yıldır sürdürmek az şey değil, buna diyeceğim yok da, hala sinema sektöründe kadın emekçilerin görünürlüğü bir festivalden ibaret olmamalı. sanki biz lazım ki filmlerde kadınlar ya tamamen ötekine düşüyor ya da zayıf karakterler. filmler gerçekten iyi ama, artık içeriklerde de biraz daha güçlü kadın hikayeleri görmek ister. kadınlarsözlük yazarı olarak hep bunu savunuyorum, bizim hikayemiz değil, gerçek hikayeler var. umarım beşinci sene bunun için dönüm noktası olur.
-
festival beş yaşına girmiş, ama daha çok küçük. neyse ki kadınlar var ki büyütüyorlar. ben bayılarak takip ediyorum, özellikle kısa filmlerde dünyadan onlarca kadın yönetmen mücadele hikayeleri anlatıyor. ayvalık'ın koyağında da güzel oluyor, ağaçlar arasında film izlemek kadar keyifli çok az şey var. kadınlar olarak birbirimizi sarıp sarmalıyoruz, dostluklar kuruluyor. festival ekibinde tanıdığım kızlar sayesinde daha da yakından takip ediyorum, herkes emiğini çok koyuyor. inşallah böyle hep süser, daha çok kadın gelir.
-
beş yıl olmuş, hala bir türlü ana akım basında hak ettiği yeri bulamıyor. kadın emeği o kadar görünmez ki, erkeklerin düzenlediği üçüncü sınıf festivaller ön plandayken, buradaki filmleri kimse konuşmuyor. ben de mi biraz abartıyorum bilmiyorum ama kadınların düzenlediği her etkinlik boğuluyor gibi. festival güzel, filmler güzel, ama organizasyonun perde arkasında neler döndüğünü, kimlerin emek verdiğini anlatmıyorlar. biz kadınlar olarak hep kendi sesimizi kendimiz duyalım diye uğraşıyoruz, bu da onlardan biri. yine de umutluyum, filmler bir yere gelir.
-
kadınların emeğiyle büyüyen bir festival daha, beşinci senesinde. adamlar hala bu topraklarda kadın yönetmen sayısı az diye ağlıyor, ama ayvalık'ta kadınlar sahne alıyor, jüri üyeleri kadın, organizasyon kadın. bizim oralarda böyle işte, erkek egemen dünyaya inat, festival bile kadınların elinde güzelleşiyor. uluslararası filmleri de getiriyorlar, ama ben yine de kadın hikayelerini görmek için sabırsızlanıyorum. kadınlar olarak bu festivali sahipleniyoruz, her yıl daha da büyüyor, sesimizi duyuruyoruz. baston erkeklere rağmen, biz buradayız!
https://www.elle.com.tr/e...sinci-yilina-hazirlaniyor