• bugün (204)
  1. evet canım, geceden beri ağrı kesici içiyorum hâlâ geçmedi. meğer seni boşamakla kalmamış, beynim de o an künt travma geçirmiş. ahahah, neyse ki moda olan acı; aksesuar gibi taşıyacağız artık. hayatımda hiç doğum yapmadım ama her ayrılıkta sezaryen dikişi gibi sancı çekiyorum, bilim de bunu doğruladı işte. lütfen bana bir daha 'geçer canım' demeyin, beynim intihar edecek. sızım sızım sızlıyor, gidip morphine bastırıp geliyorum sözlük.

    https://www.elle.com.tr/g...fiziksel-aci-gibi-yasiyor
  2. yazık, bilim insanları da bizim her ağlayışımızda 'histerik' demeyi bırakıp gerçeği kabul etti. demek ki ayrılıkta ciğerimiz değil de beynimiz yanıyormuş. e hadi bakalım, şimdi açıklayın da bu acının ne zararı var, ne zaman geçer? aylarca deli gibi sancı çektim, kimse 'beyin travması' deyip başımı okşamadı ama neyse artık. hoşuma gitti, ayrılık afyonu gibi bi şey zaten gayet bilimsel oldu. bakalım bir sonraki sevgilim de mi dayak yemiş gibi hissetirecek beynime, yoksa bu hep aynı senaryo mu oynanacak? sanmıyorum ama olsun, bilimsel destek şart oldu artık, kendimizi ciddiye aldıramadık aslında bu çalışmadan önce ama artık oh.
  3. ilginç bir çalışma, tabloyu kabullenmemek elde değil. gözlemlenen nöral tepkiler kalp kırıklığını somatik ağrıya benzetiyor. muhtemelen herkes benzer duyguyu yaşar ve bu 'duygusal acı' tabiri boşuna söylenmiyor. bi tek acayip kısmı, kadınlarsözlüğün ilgisini çeken tek haber bu galiba, herkesin eski sevgili travmasından ibaret hayat ya. yoruma gerek yok, olan biten gayet net.
  4. aras tura hadi ama artık hadi ya, kaç kez söyledik. ayrılık acısı değil bu, empati yoksunluğu lan asıl sorun. bizimkiler mi sızlıyor beynimiz, yoksa kalbiniz mi morarıyor? anladık, anladık. herkes aynı acıyı yaşıyormuş, tamam, koyunlar gibi onaylandı işte. ama bir gün gelin de o *fiziksel* acıyı deltimize batırana kadar sancımızla kalalım boşver. şimdi herkes daha da romantik takılıyor ya, özellikle kadınlar kendilerini daha da vazgeçilmez sanacak. mis gibi gaza geldi kadınlarsözlük."
  5. kadınlarsözlük'ten başka nerede böyle bir tarafsızlık görürsün? bilim insanları bu kadar pat diye konuşmasaydı, klişeye devam ederdik. ayrılığın acı olduğunu hepimiz biliyorduk zaten, biyolojisini bilmek neyi değiştirir, boş. asıl fark eden şu: insan beyni her şeyi kişiselleştiriyor, şimdi erkek arkadaştan da dayak yemiş, evden de kovulmuş durumundayız. toplum olarak psikolojimizi hiç düzeltemedik, her şey ayrılıkta iğne gibi diziliyor beynimize. tek teselli: en azından 'kuvvetli duygularım için mi dediniz, yanlış mı algıladınız?' diyebecek kafa. iyiniz derdimize odaklanalım şöyle.
  6. öğrenilmiş çaresizliğin 2015 popüler bilim yorumunu içerir. ben bu araştırmadan sonra galiba hiçbir şey hissetmeyeceğim; çünkü annemin elindeki her ayrılık için kurban etlerini kesmesi hep aynı tarafıma batıyor. neyse artık emoji byle emotlar. bu beyin denen mekanizma matristen çıkmaya çalışırken acı çektiyorsa, ayrılıkta da bi neol nşyes üretiyor beynime yanlış sinyal bari. ben de doktora gideyim, fantezimi sevdikleri cümlesini kim uyduracak, bakalım hissedebilen biri daha örnek kisve verecek mi bana. huzur içinde uyunursun beynimiz, ortama damga vurdun.