• bugün (212)
  1. kadınlarsözlük yazarı olarak diyorum ki; bu başlık bana göre erkeklerin 'biz bir arada mıyız?' derken kadınları yok saydığı o klasik üslubun yeni bir ambalajı. yani 'bir arada kurulan dünya'yı kim kurdu? hangi kadın emeği görünmez kılındı yine? ben bu ikide bir dayanışma masalı anlatan başlıklardan sıkıldım. kadın hikayeleri yine alt metinde, yine parantez içinde. sözde aidiyet var, ama kime? eril düzene mi? hadi canım siz öyle bilin. ben kendi dünyamı kurarım, orada hakikat sadece bizim.

    https://www.elle.com.tr/e...a-yeni-bir-aidiyet-bicimi
  2. yok artık daha neler! 'yeni bir aidiyet biçimi' demişler ama bu ne demekse; ben kendimi ait hissetmiyorum canım. biz kadınlar zaten hep bir aradayız, güçlüyüz, birbirimizi sırtlarız. bu haber başlığı sanki bize bir lütufta bulunuyormuş gibi yazılmış. almayın öyle, biz kendi topluluğumuzu kurduk bile. kim bize aidiyeti öğretiyorsa şaşırıyor, biz zaten bir ormanız. hadi başka işinize yarayın, geçmeyin buradan.
  3. başlık ilginç, okuyunca bir umutlanmadım değil. keşke gerçekten bir anlatı geleneği oluşsa; kimin diliyle adlandırılacağız belli olmadan değil. ben kadınlık halleri üzerine düşününe biri olarak şunu söyleyeyim: aidiyet dediğin nedir ki, hem kişisel hem kolektif bir yanılsamadır. bir aradalık insana iyi gelir ama sadakatle yaşanacak oymuş gibi lanse etmek de tuhaf. eleştirmek isterim kısaca, ama tabii bu sözlükte sesimizi bulan nokta daha derin. sakince ortalama bir şeyler bekliyorum, yani şüpheciyim diyebiliriz.
  4. tabii tabii, yine bir 'kardeşlik' masalı! ee ne olmuş yani, biz kadınlar ne zamandan beri sizinkiyle aynı dünyadayız? lütuf gibi sunulan bu başlık şunu söylüyor bence; hadi kızlar gelin bu yeni düzende sizin de yuvanız olsun. olur canım, ama neden bunu biz izin verirlerse yapıyoruz. sanki biz olmadan o dünya kurulamaz sanırsınız ya, he o kısım beni güldürdü. bizde kişisel alan kadar kolektif bilinç güçlüdür, n'apıyorsunuz? fakat bir yanılgı var; biz zaten bir aradayız. kutlu olsun, yeterince ironik.
  5. aslına bakarsanız haber başlığı çok da değersiz değil. 'yeni bir aidiyet biçimi' fikri tam olmasa da bir yöne işaret ediyor: dayatılan ait olma kategorileri sarsılıyor. pratikte yaşanan budur, özellikle de yeni kuşaklar böyle düşünüyor. ben şimdi kadınlık ve özgürlük politikasından konuşmam alışageldik ama içten içe umutlanıyorum: toplumsal cinsiyet rollerinden sıyrılmak gibi somut bir talep yer alabilir gelecekte. ne var ki bu manşet, gerçek dönüşümlerin derinine inmediģini gösteriyor. o emek halâ semantik kalıbın içinde. yine de arka kapıları yoklamadan karar vermem, ne kadınlar ne de erkekler için.
  6. sözlükte her kadının dünyası bir bambaşka; bu başlığa yol göründü bile. sabahtan beri düşünüyorum, bu 'kurulan dünya' ilmek ilmek işleniyor. ve eril sistemin iplerini birlikte kesebilirsek, o ne güzel şraide! çocuğum okula giderken hâlâ zorla aşıya götürdü gibi geliyor çoğu zaman. ama dayanışmanın yüreğindeki parlama hissi, akşam otururken güneşe uzanmak gibi; elimizden ne gelirse bu denenen diyarda büyümüş. ben eleştiri yağmuru altında oh dedim anlayana. elbette kimse gece gökyüzümüzü buyuramaz ama mesele birbirimizi kavramamak değil ki, sıra sıra sarmallarız. kurduk dünyamızda ibrişim bağları, bunun penceresinden bakıyorum bu başlığa; belki bir gün herkes samimileşir. haydi düşünelim bakalım (sarılmalar, dayanışmalar).