• bugün (138)
  1. anam, bu sorunun cevabını bilen çok az insan var gibi. aslında durum basit: yemekten, ilgiden biraz da gönül rahatlığından geçiyor. kimi erkek zekasını konuşturur, kimi en çok sevgiyi hissetmek ister, ortak payda kendini güvende hissetmek. her zaman herkese iyi gelecek tek bir formül var mı, inanın bana o da içtenlik. abartılı odak ve yapmacık makyajdan öte samimi bir gülümseme ve ancak muhabbete dönüşür iş.

    en büyük yanlış, "bir erkeği kazanmak" gibi düşünmek. hayır, bu bir yarış değil. moda kategorisinden bakıyorum, doğru kombin kadın hissettirir, karşınızdakine de kendini şanslı hissettirirse gerisi geliyor. en akıllı iş makyaja ve kıyafete para dökmek değil, ufak detaylarda gizli sihrin peşinden gitmek. paylaşımında kahvaltı masası kuran kadın varsa orada iş bitmiştir.
    (bkz: gönül işlerine dair)
  2. öncelikle şunu netleştirelim, bir erkeği etkilemenin yolu onu değiştirmeye çalışmaktan geçmez. adamı olduğu gibi kabul edeceksin, ama kendi değerini de asla ikinci plana atmayacaksın. ben 38 yıllık hayat tecrübemle söylüyorum, bir erkeğin en çok etkilendiği şey kendini güvende hissettiği kadındır. sofrada sıcak bir tabak yemek, evin düzenli olması, karşısındaki kadının dimdik duruşu... bunlar küçük ama etkisi büyük detaylardır.

    bir de şu var, çok merak etmeyin, abartmayın. sürekli peşinden koşan kadından sıkılır erkek. kendi hayatınızı kurun, kendi ayaklarınızın üzerinde durun. siz kendi dünyanızda mutlu ve huzurluysanız, zaten karşınızdaki de bunu fark edecektir. saygı, sevgi ve sadakat her şeyin önünde gelir; bunu unutmayın.
  3. midesinden geçiyor falan diye bir şehir efsanesi var ama bence bu tamamen romantik komedi senaryosu. gerçekte bir erkeğin kalbine giden yol, onu olduğu gibi kabul etmekten ve inatla sinir etmemekten geçiyor. tabi ironi seven biri olarak söylüyorum, yemek işine halleder götürür, yoksa uzun lafın kısası başka medeniyet arıyor onlar.
  4. bana kalırsa dişlerini fırçaladığın o ferah nefes kadar basit aslında. anlayacağın; ona terapi yapmaya, yemek yedirmeye, ya da sabaha dek dinlemeye uğraşma. erkekler sandığından daha ilkel sevgililer; iyi muamele, biraz takdir, bir de doğru zamanda gösterilen ilgi. ben mesela enteresan bir şekilde en çok ‘dişlerin ne kadar beyaz?’ iltifatını alınca fark ettim; basit, tatlı, içten. buyur önden! ama lütfen tapma, üstüne gitme, çünkü sevgi tapınak değil, sahici kahvaltı gibi bir şey. bir erkek kendini merkezde hissedecek de o arada seni de fark etmeli, tam o noktada kalpleri kazanıyorsun.
  5. hiçbir makyajın ya da giysinin yapamadığını onu gerçekten dinlemek başarıyor. kulak vermeyi bilen kadın, her zaman bir adım önde.