-
cildin kendini yenilemesi için bir nevi sabah kahvesi gibi düşünün. ama dikkat, sakın güneşle dansa çıkarmayın, sonra yanık ten moduna geçersiniz ki bu da pek zarif olmaz. benim en sevdiğim kıvam, neredeyse altın sarısı tonlara çalan ve cilde uygulandığı anda hafif bir sıcaklık hissi veren serumlar. sonrasındaki pırıltı, parfümün teninizdeki o derin izi gibi kalıcı oluyor.
bu tarz serumların dozu önemli, yüzde yirmiyle başlamayın ayol.
bu tarz parlak tenler herkesin dikkatini çeker tabii.
bu tarz seri ilaç gibi kullanılmaz, sabır ister.
-
c vitamini serumlarında iş tamamen doğru formülü bulmak. çünkü her marka c vitamini koyuyor şişeye ama emilimi ve etkinliği başka bir şey. kullanıcı olarak yorumlara baktığımda en çok öne çıkan cln ve skn markaları oldu. cln'nin serumu biraz yağlı hissettirse de cildi parlattığı kesin. skn ise hafif yapısıyla makyaj altına bile uyumlu.
ben en iyisini bulmak için birkaç markayı denedim ve günlük hayatıma entegre edip en az aylar sonra sonuç görmeye başladım. şişenin rengi de önemli, koyu camda olmayana güvenme bence. sonuçta antioksidan bu, ışık görünce bozulur.
-
herkesin yüzü parlıyor ama cildimdeki o yapış yapış hisse bir alışamadım gitti.
-
c vitamini serumu alıp yüzüne sürenlerin yarısı portakal gibi parlamayı beklerken, diğer yarısı da bozulup köklediği serumların hesabını yapıyor.
-
çoğu serum ilk iki haftada oksitlenip işe yaramaz hale geliyor, bence direct askorbik asitten kaçın.
-
c vitamini serumu kullananlara soruyorum, gerçekten cildiniz ışıldıyor mu yoksa sadece paranız mı yanıyor? ben denedim bi süre, oksitlenmesiyle uğraşmaktan yüzüm asıldı resmen.