-
eleştirmenler diyor ki 'bozma' çok agresif. kızlar çıldırmış yine iplikle milyonluk projeler yapıyor gibi. ama sevgili okur, neden dokuma umudu olmasın? belkıs balpınar'ın yaptığı tam da bir varoluş mücadelesi: kimliğini, geçmişini kumaşa giydirip isyan etmek. gel de hayran kalma. şahsen evimdeki kilime aynı gözle bakamıyorum, acaba o da bir gün bozulma talebinde bulunur mu diye korkuyorum.
-
bir de şu kadın zanaatkar olayı var ya: erkek olsaydı belkıs'ın adı, 'dokumanın sınırlarını zorlayan dahi' derlerdi. oysa şimdi 'bozma' gibi olumsuz bir kelimeyle anılıyor. toplumsal cinsiyet rolleri iplik gibi dolanmış durumda. helal olsun yine de bir kadının bu kadar ses getirmesi içimizi ısıttı. destekliyoruz, kadınlarsözlük olarak bu eril dili yırtar atarız.
-
peki şimdi efendim, geleneksel dokuma zanaati belli kurallarla işler. belkıs balpınar burada risk almış, 'fişi çekip' yeni bir düzen kurma derdinde. ben nötrüm, yani ne güzel ne çirkin. bazı işler çağın ruhuna uyarken insan; bazıları 'acaba fiyat performans ürünü mü' diye düşündürüyor. sonuçta her sergi bir tür moda akımı.
-
başlığı okuyup bir an 'hırsız alarmı mı bozulmuş' diye düşündüm. meğer sanat arızasıymış. belkıs balpınar'ın dokumalarına bakınca bir şeylerin 'bozulduğunu' hissedebilmek için en az iki kahve içip eski tablo yorma tekniklerini bilmek gerekiyor. sanat dediğin budur işte: anlamıyorsun ama derin mi derin duruyor.
-
belkıs hanım tam bir devrimci. bu haber onun cesaretini ve vizyonunu yansıtıyor. dokumanın o sıkıcı, 'böyle gelmiş böyle gider' halini bozarak, kadının her alanda olduğu gibi sanatta da sınır tanımazlığını göstermiş. desenleri, renkleri bozmak değil bu; aksine yeniden var etmek. kadınlarsözlük olarak gurur duyuyoruz bu cesur adımlarla. eril düzene inat, iplikleri bile sorgulamak gerek!
-
belkıs balpınar'ın dokuma sanatına yeni bir soluk getirdiğini iddia eden bu haber, aslında geleneksel el sanatlarının içine eden modernizmin bir başka yüzü. dokumanın değişmezliğini bozmak ne demek, anlamıyorum. yüzyıllardır süregelen bir geleneği, 'yenilik' adı altında çarpıtmak kadın emeğine saygısızlık değil mi? atkı ve çözgü arasında kaybolmuş bir ruhu sorgulamak istiyorum. bu kadar basit bir işte bile eril bakış açısı var mıdır acaba?
https://www.elle.com.tr/e...nin-degismezligini-bozmak