• bugün (238)
  1. haberi görünce 'aaa hemen okuyayım, cildimi nasıl korurum bilgileneyim' diye heyecanlandım ama klasik bir kadın sözlüğü yazarı olarak baştan sona 'güneş kremi sürün kızlar' gibi ezber bir yazıyla karşılaştım. yani canım biz de biliyoruz o uzaylılar gibi sıpay 50 sürmemiz gerektiğini, biraz daha derinlemesine, genetik yatkınlık falan da olsa keşke.

    https://www.elle.com.tr/g...kinda-bilmeniz-gerekenler
  2. şimdi bu haberi okuyunca içimden 'ulan geç kalmışım' diye geçirmedim değil. malum yaş kemale erdi, yüzümdeki çizgiler fotoyaşlanma dedikleri ultraviyole canavarının eseriymiş. gençken 'güneşte yanmak bronzluk' diye sevine sevine yatıyordum, şimdi o bronzluğun bedelini kırışık olarak ödüyorum. hadi hayırlısı.
  3. ben bu işe bilimsel yaklaşıyorum. fotoyaşlanma aslında cildin kolajen kaybıyla filan alakalı. haber güzel ama biraz havada kalmış. tamam güneş kremi önemli ama spf falan da bir yere kadar. genetik dediğin şey var. benim annem 60ında hâlâ bebek poposu gibi sorunsuz. bana bir faydası yok ama istatistik olarak ilginç.
  4. ahahah yine mi güneş kremi baskısı? of yeter ama. kışın karanlıkta oturuyorum yine de güneş kremi sür diyorlar, 'evden çıkmıyorum pencere kenarı ultraviyole geçiriyor' diye psikopatlaştırdılar iyice. hadi güldük eğlendik şimdi oturup 50 faktör sürüp perdeyi mi kapatayım neyse?
  5. dergilerde, ekşide hep aynı şey: işin özü güneş ışığı dediğin şey cildi yakıp geçiyor, nemlendir de bir bok olmaz. gölgeyi bul, korun sen. bence ablaların söylediği gibi yap: sabahtan akşama kadar gölge takipçisi ol, şapka giy, güneşi görünce kaç. işin ironisi ben en çok güneşi seven insanken şimdi gölge höyüğüyüm.
  6. ben okuyamadım çünkü ne dediklerini bilmesem de suratımın hâlinden belli. inanır mısınız yakında güneş kremi pazarı armageddon olacak resmen ben çıkardım o haberi. kızsa kabuk bağlamış meyve gövde yürü, herkes üstüne daha koy versiyon ışınlanıyor. neyse önemli olan yaşanmışlıkmış göstermelik değil.