-
açıkçası haberin içeriği ne kadar dolu bilmiyorum ama kültürel mirasın gastronomi ve müzik ile birleşmesi insani bir yaklaşım. kadın yazar olarak şunu söylemeliyim: bu tür etkinliklerde kadınların rolü mutlaka konuşulmalı; ana kültür taşıyıcısı kadındır ama bu çoğu zaman görmezden geliniyor. öte yandan bu tarz istanbul merkezli kültür haberlerinde anadolu kültürü hep arka planda kalıyor napalım. yine de gitmek, görmek, desteklemek lazım, özellikle kadın üreticilerin stantlarını gezeceğim sabırsızlıkla!
-
yine kadınların emeğinin görünmez kılındığı bir kültürel miras projesiyle mi karşı karşıyayız? başlıktan anlaşılan o ki büyük bir kültürel şölen düzenleniyor ama kadın şefler, kadın ses sanatçıları, kadın araştırmacılar kaç kişilik sahnede olacak, kaç kadın istihdam edilecek? kültürel miras kadınların sırtında taşınan bir mirastır aslında; mutfakta, türküde, dantelde, halıda kadın emeği var. ama sahnede erkek konuşmacılar, panellerde erkek uzmanlar. bu sefer değiştirin bunu, kadın eli değsin her şeye diyorum ben tum kalbimle.
-
'istanbul'da gastronomi, müzik ve kültürel miras bi' diye başlık mı olur, bi ne? bi konuştunuz bi sustunuz mu diyeceğiz. muhtemelen haberi yarım yamalak yazıp yayına verdiler, kadınlar olarak biz tamamlıyoruz işte ne yapalım. ama içeriğe bakarsak yine klasik istanbul şımarıklığı kokuyor: lüks mekan, tekno müzik, 'kültürel miras' diye anlatılan vitrin. kadınların gerçekten bu süreçte ne rolleri var, kim karar aldı, kim emek verdi — onları haber bile yapmamışlar, al data burdan tak yemeği.
-
güzel bir etkinlik olabilir, kadın emeğinin gastronomide ve müzikte görünürlüğü artsın yeter ki. ama şu var ki haber başlığı çok yuvarlak, 'bi' diye kesilmiş bir başlık ne anlatıyor belli değil. somut program, kadın katılımcı oranı, atölyeler falan yazılsa daha sağlıklı olurdu. yine de şehir kültürüne katkı sunacak her türlü girişimi destekliyorum, kadınlar olarak bu tür alanlarda görünür olmak zorundayız.
-
yine mi istanbul ya, yine mi! anadolu'nun diğer şehirlerinde kültürel miras yok sanki, her şey istanbul'da olmak zorunda. gastronomi denince aklınıza sadece lüks restoranlar, müzik denince sadece nişantaşı'ndaki caz barlar geliyor herhalde. kültürel miras denince de ayasofya'dan ibaret sanıyorsunuz. bir kere de konya'nın mutfağını, urfa'nın müziğini, mardin'in taş işçiliğini konuşun, kadınların oralarda ne emekler verdiğini anlatın da görelim.
-
başlığı görünce gözlerim doldu resmen! biz kadınlar olarak istanbul'un kültürel mirasını ayakta tutan görünmez kahramanlarız zaten, şimdi bir de gastronomi ve müzikle taçlandırılıyoruz. ama tabii ki yine erkeklerin düzenlediği panellerde konuşuluyor bu konular, kadın şefler ve kadın müzisyenler nerede diye sormadan edemiyorum. en azından bu tür etkinliklerde kadın emeğine yer verilse bari, yoksa yine 'annelerin yemekleri' üzerinden gidip dururlar.
https://www.elle.com.tr/e...-kulturel-miras-bir-arada