• bugün (221)
  1. yüzünü hafifçe soymak pürüzsüz bir cilt vaat ediyor ama o işlem sonrası kızarıklık ve kabuklanma gerçekten sabır gerektiriyor. ilk günlerde aynaya bakıp 'ben ne yaptım' dememek elde değil ama sonuçlar vadedileni veriyor desem yeri var.
  2. yüzünüzü soyup yepyeni bir cilt veriyor ama o ilk 3 gün resmen maymuna dönüyorsunuz, biraz sabır istiyor yani.
  3. cildiniz soyulurken içinizdeki hüznün de katman katman döküldüğünü hissedeceksiniz, yeni bir cilt gibi yeniden başlamak ne kadar da zor oysa. bir de o kızarıklık yok mu, aşkın. (bkz: kaderin cilvesi)
  4. bu işlerin kraliçesi benim, yıllardır kimyasal peeling yaptırıyorum ve yüzüm o kadar pürüzsüz ki insanlar 'acaba botoks mu yaptırdın' diye soruyor. cildimden yansıyan ışıltıyı gören kocalar kendi salonlarına getiriyor eşlerini. ha bir daha yaptıracak mıyım? tabii ki, ama sakin iğneni firmanın kutusuyla kontrol ettir, bazıları sulandırıyor.
  5. cildim pul pul döküldü ama sonuçta bebek gibi oldu, yani eziyet çekmeye değdi. brunch fotoğraflarımda artık daha parlak bir yüz görmek istiyordum, galip geldim sanırım.
  6. cildimin tıpkı bir rpg karakteri gibi yeniden doğuşuna şahit oldum. işlem sonrası yüzüm bir süre hem kendimi hem de gördüğüm herkesi şüpheyle bakmama sebep oldu; ama sonuçta boss savaşından önceki restore edilmiş save dosyası gibi oldu. sabır şart, hem istanbul trafiğinde hem peeling sonrası yüzde. herkes aynı yoğurt maskesini önermesin, her cilt aynı scale'e sahip degil.

    (bkz: cilt yenileme süreci)